SON DAKİKA
Tümü

Dünya

Anasayfa / Dünya / İSRAİL’İN BARZANİ PLANI

İSRAİL’İN BARZANİ PLANI

14 Ekim 2017 / Cumartesi 05:53
Tezgah büyük.
  İşte İsrail’in Kürdistan Planı
Irak, ister BOP( Büyük Ortadoğu Projesi),  ister BİP(Büyük İsrail Projesi) olsun, her iki planın ana stratejik noktasıdır.
 Irak’taki dağılma, tıpkı bir Tsunami gibi bölge ülkelerine yayılacak ve karşısına çıkan her şeyi ezip geçecektir. ABD’li uzman Ralph Peter’s’in bu konudaki analizleri, İsrail ve ABD stratejileri her şeyi açığa çıkarmaktadır.
İşte ABD’nin BOP’unda Kürdistan:
“…Balkanlar ve Himalaya’lar arasındaki adaletsizliği ile ünlü topraklardaki en göz alıcı haksızlık bağımsız bir Kürt devletinin yokluğudur. Orta Doğu’da bitişik bölgelerde yaşayan 27 ile 36 milyon arasında Kürt vardır (bu rakamlar muğlâktır zira hiç bir devlet dürüst bir nüfus sayımı yapılmasına müsaade etmemiştir).
“ONLARIN DEVLETİ OLMALI”  
 
“Günümüz Irak nüfusundan daha büyük olan bu grup, düşük nüfus tahminini bile göz önünde bulundurduğumuzda Kürtleri dünyanın kendine ait bir devleti olmayan en büyük etnik grubu yapmaktadır. Daha kötüsü, Kürtler, Ksenofon’un zamanından beri yaşadıkları tepe ve dağların bulunduğu bölgeyi kontrol eden her devlet tarafından ezilmiştir.”
“IRAK SAVAŞINDA IRAK’I ÜÇE PARÇALAMALIYDIK”
“Amerika Birleşik Devletleri ve koalisyon ortakları Bağdat’ın düşmesinden sonra bu haksızlığı düzeltmek için ellerine geçen muhteşem fırsatı görememişlerdir. Uyumsuz parçaların birbirlerine Frankenştayn canavarını andıran şekillerde dikilmesinden oluşan bir devlet olan Irak, o anda üç küçük devlete bölünmeliydi. Korkaklık ve vizyon eksikliğinden bunu başaramadık ve Iraklı Kürtleri yeni Irak hükümetini desteklemeleri konusunda zorladık…”
İşte bu ABD böyle diyor, Kürdistan kurulmalı, Barzani de başa geçmeli diyor…
 
Kendinden başka kimseyi sevmediği ve insan yerine koymadığı düşünülen bu ABD’yi, elde etmeye ve korumaya çalıştığı ulusal çıkarları öyle bir noktaya taşıyor ki, nerdeyse ‘Kürt ve Kürdistan’ için bir aşık, bir insan hakları savunucusu kesiliyor.  Türkiye’deki Kürt kökenli kardeşlerimiz Guantanemo’yu unutmamalı, orada ve ona benzer başka yerlerde kimlerin, ne işkenceler altında öldürülmüş olduğunu da araştırmalıdır.
“3.5 MİLYON MÜSLÜMANI KİM ÖLDÜRDÜ”
“Hele ki Irak’ın demokrasi vaadiyle başına gelenler herkes için ibret olmalıdır; Irak’ı işgal eden ABD, son on yılda 3,5 milyona yakın insanın ölümüne, üç milyona yakın insanın da göç ederek sefalete düşmesine yol açmıştır. Ve bugün Irak, ABD ve İsrail menşeli oyunlarla iç savaşın tam ortasındadır.”
“ABD’NİN HAYALİ YAHUDİ KÜRDİSTAN”
“ABD’nin ortaya attığı bu yeni ‘Kürt Kartı’nda, BOP haritasında görülen Büyük Kürdistan projesinin de ötesinde, İran’dan gelip Irak ve Türkiye üzerinden genişleyen ve Suriye ile birleşerek Akdeniz kıyılarına ulaşmayı hedefleyen bir ‘Büyük Yahudi Kürdistan’ hayali de yer almaktadır.”
Araştırmacı yazar Hakan Yılmaz Çebi’nin tespitleri de bu yöndedir:
 
“ÜÇ İSRAİL”
 
“…ABD Dışişleri Bakanı James Baker, Körfez savaşının hemen öncesinde, 13 Ocak günü Çankaya’ya Bush’un Üç İsrail Planı’nı getirdi. Kuşkusuz Baker Özal’a bu planın ana çizgilerini anlatırken, Türkiye’yi ikinci İsrail haline getirmek istediklerini söylemek gibi bir nezaketsizlikte bulunmadı. Ama her şey açıktı.”
“YAHUDİLER  KÜRT KILIĞINDA”
 
“ABD savaş sonrası Ortadoğu’sunda, Türkiye’ye ve onun himayesinde kurulacak Kürdistan’a ikinci, üçüncü İsrail rollerini veriyordu1996 yılında başarısız bir CIA operasyonu sonrasında, Saddam tarafından Kuzey Irak’ta sıkıştırılan ve Amerika tarafından alınarak önce Guam’a, sonra ABD’ye götürülen insanların çoğu Yahudi’ydi.”
 
İsrail için de ABD için de, ilk hedef Kürdistan’ı kurmak ve bu yolda dört ülkeyi parçalamaktır, planları, programları bunu öngörmektedir.
 
İŞTE ABD PLANI:
 
“PLAN BARZANİ’DEN AKDENİZ’E AÇILMAYI ÖNGÖRÜYOR”
“Diyarbakır’dan Tebriz’e kadar uzanan bağımsız bir Kürdistan, Bulgaristan ve Japonya arasında en Batı yanlısı devlet olacaktır. Bölgede yapılacak adil bir düzenleme Irak’taki üç Sünni ağırlıklı bölgeyi budanmış bir devlet haline getirecektir ve bu bölgeler zaman içerisinde Akdeniz’e yönelmiş bir Büyük Lübnan’a, kıyılarını kaybetmiş olan Suriye ile birleşmeye karar verebilir ki bu durumda Fenike yeniden doğmuş olur.”
“ABD ETNİK VE MEZHEPSEL PARÇALAMAYI PLANLIYOR”  
 
“Eski Irak’ın Şii güneyi, Basra Körfezinin çoğunu çevreleyecek bir Arap Şii Devletinin temelini oluşturur. Ürdün mevcut bölgesini koruyacak ve güneye doğru Suudi’lerden alacağı bir bölge ile genişleyecektir. Doğal olmayan Suudi devleti Pakistan kadar büyük bir parçalanma görecektir…”
“ABD PLANI IRAK’I ÜÇE PARÇALAMAYI DÜŞÜNÜYOR”
İsrail’in stratejisinde Suriye için, ‘Sünni Kürt, Şii Arap, Sünni Arap, Hıristiyan ve Müslüman devletçikler gibi’ bir ayrışma ve parçalanma öngörülmüştü.
“ABD’li uzman Ralph Peter’s’in hazırlamış olduğu BOP’un stratejisi de aynı temelde hareket etmekte ve Irak’ın ‘Sünni Kürt, Sünni Arap ve Şii Arap’ gibi etnik-dinsel temelde üç ayrılmasını düşünmektedir. Merkez olarak Bağdat, Basra ve Musul ön plana çıkmaktadır. Ancak Barzani’nin petrol sevgisi dikkate alınarak bu merkezlere Kerkük de ilave olunabilecektir.”
“İSRAİL PLANI ABD’NİN AYNI”
 
Bu noktada İsrailoğulları tıpkı ABD gibi ya da ABD tıpkı İsrailoğulları gibi düşünmektedir diyebiliriz.  Çünkü İsrail de Irak’ın üç parçalanmasının iyi bir hal tarzı olduğunu ileri sürmektedir[3]:
 “…Bir taraftan petrol zengini olan ancak diğer taraftan parçalanmış bir ülke olan Irak’ın İsrail’in hedeflerine aday olması garantidir.”
“İSRAİL İÇİN İLK HEDEF IRAK”
 
“Bizim için Irak’ın feshi, Suriye’nin feshinden bile daha önemlidir. Irak Suriye’den daha güçlüdür. Kısa vadede İsrail’in en büyük tehdidi Irak’ın gücüdür. Bir Irak-İran savaşı Irak’ı parçalayacak ve bize karşı geniş bir cephede çatışma organize etmesine imkân vermeden çökmesine sebep olacaktır.”
“İSRAİL MÜSLÜMAN COĞRAFYAYI PARÇALAMAK İSTİYOR”
“Araplar arasındaki her türlü çatışma kısa vadede bize yardımcı olur ve Suriye ve Lübnan’da olduğu gibi önemli bir hedef olan Irak’ın parçalanması için yolu kısaltır.”
 
“İSRAİL DE IRAK’I ÜÇE PARÇALAMAK İSTİYOR”
“Osmanlı döneminde Suriye’de olduğu gibi Irak’ta da etnik/dini bazda bölgelere bölünme mümkündür. Üç büyük şehir etrafında üç (veya daha fazla) eyalet var olacaktır: Basra, Bağdat ve Musul ve güneydeki Şii bölgeler Sünni ve Kürt kuzeyden ayrılacaktır. Mevcut İran-Irak çatışmasının kutuplaşmayı derinleştirmesi olasıdır…”
 
NEDEN IRAK?
 
  İsrailoğullarının Irak/Babil’e öfkesi büyüktür, bu öfke de Yahudi tarihinde yer alan Babil işgali ve sürgününden kaynaklandığı açıktır. O süreçte Kudüs işgal edilmiş, Yahuda Krallığı yıkılmış, Süleyman Mabedi/ Tanrı’nın Konutu yok edilmiş ve en on bin Yahudi asilzadesi ile sekiz bin kişi Babil’e sürgün edilmiştir .
 Anlaşılan o ki İsrailoğulları’nın tarihin bu sayfasına duyduğu öfke, Büyük Yahudi Peygamberi Peygamber Yeşaya’nın kehanetlerine de yansımıştır:
“… Amots oğlu Yeşaya’nın Babil’le ilgili bildirisi : Çıplak dağın tepesine sancak dikin!
Dağlardaki kalabalığın gürültüsünü dinleyin!.. Tanrı bir orduyu savaşa hazırlıyor. Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, dünyanın öbür ucundan bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.
 
Feryat edin! Tanrı diyor ki, Kötülüğünden ötürü dünyayı, suçlarından ötürü kötüleri cezalandıracağım. Kibirlilerin küstahlığını sona erdirecek, Zalimlerin gururunu kıracağım. İnsanı saf altından, ofir altınından daha ender kılacağım. Gazaba geldiğim, öfkemin alevlendiği gün gökleri titreteceğim, yer yerinden oynayacak.
 
Herkes kovalanan ceylan gibi, çobansız koyunlar gibi halkına dönecek , ülkesine kaçacak. Yakalananın bedeni delik deşik edilecek, ele geçen kılıçtan geçirilecek. Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek… 
 
Gümüşe değer vermeyen, altını sevmeyen Medler’i onlara karşı harekete geçireceğim. Oklarıyla gençleri parçalayacak, bebeklere acımayacak, çocukları esirgemeyecekler.”
 
“ABD İSRAİL’İN TANRISININ ORDUSU ROLÜNDE”
 
Kehanette geçenTanrı bir orduyu savaşa hazırlıyor. Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, dünyanın öbür ucundan bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor’, ifadesi de adeta okyanus ötesinden gelen ABD’nin nasıl Irak/Babil’i nasıl parça parça etmiş olduğunu düşündürmektedir.
“TEVRAT’TA GEÇEN AYETLER BİRE BİR UYGULANIYOR”
” Hele ki ‘ Yakalananın bedeni delik deşik edilecek, ele geçen kılıçtan geçirilecek. Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek ifadesiyle ABD’li askerlerin Iraklıları, sanki atari oyunu oynar gibi, üstün harp ve silah araçlarıyla nasıl vurması, çocukların öldürlmesi ve de kadınların ırzına geçilmesi olayları yan yana getirildiğinde, nasıl bir kurgu ile karşı kaldığımız apaçık görülmektedir: ABD İsrailoğulları’nın kutsallarını oynamaktadır.”
 
“İSRAİL’İN BABİL’E ÖFKESİ BÜYÜK”
“İsrailoğullarının Babil’e öfkesinin nedeni anlamak kolaydır, çünkü Babil Süleyman Mabedi’ni ilk yıkan güçtür. Yıkmakla kalmamış Kudüs’ü el geçirmiş ve Yahudileri Babil’e sürgüne göndermiştir. İlk sürgündür bu Yahudiler için.”
“İRAN-IRAK SAVAŞI TEVRAT’A GÖRE KURGULANMIŞ”
“Yakın tarihimizin son elli yılına bakıldığında, ya bu kehanetlerin doğru olduğu ya da küresel bir gücün bu kehanetleri dikkate alarak Orta Doğu’da savaş planları yaptığı ve uyguladığı düşünülebilir. Çünkü kehanette geçen,  ‘Gümüşe değer vermeyen, altını sevmeyen Medler’i onlara karşı harekete geçireceğim. Oklarıyla gençleri parçalayacak, bebeklere acımayacak, çocukları esirgemeyecekler’  ifadesine baktığımızda, 1980-90 arası süren Irak-İran savaşı bu çerçevede masaya yatırılabilir.”
Irak; Asur-Babil’in devamı, İran; Med-Pers’in devamıdır. ABD ve İsrail, kimi Irak’ı kimi İran’ı destekleyerek, İran-Irak savaşını başlatmıştır. On yıl süren bu savaş sonuçsuz kalmış ancak her iki ülke de kaynaklarını tüketmiştir, hem insan hem ekonomi açısından.
“ABD TEVRAT’IN KUTSALLARINI OYNAMAK İSTİYOR”
 
Büyük Peygamber Yeşaya’nın Babil için kehaneti bugün yaşadıklarımızla yan yana getirildiğinde, ‘ya kehanet doğru ya da ABD kutsalı oynuyor’ demek geliyor insanın içinden, bakınız şu ayete:
 
       Ben Tanrı, Sodom ve Gomora’yı nasıl yerle bir ettimse, Kildaniler’in yüce gururu, Krallıkların en güzeli olan Babil’i de yerle bir edeceğim . Orada bir daha kimse yaşamayacak, kuşaklar boyu kimse oturmayacak, Bedeviler çadır kurmayacak, çobanlar sürülerini dinlendirmeyecek. Evler çakallarla dolacak, baykuşlar yuva yapacak, tekeler oynaşacak orada. Kalelerinde sırtlanlar, Görkemli saraylarında çakallar uluyacak. Babil’in sonu yaklaştı, günleri uzatılmayacak. Babil’i baykuş yuvasına, bataklığa çevirecek, yıkım süpürgesiyle süpüreceğim. ”   
 
“TEVRAT’TA IRAK’A ÖFKE BÜYÜK”
 
Bununla beraber Babil’e duyulan öfke, diğerlerinden çok farklıdır. Babil, bu kehanette bir kıza benzetilerek cinselliği ile alay edilmekte ve aşağılanmaktadır:
       “… Ey Babil, erden kız, in aşağı, toprağa otur . Ey Kildani kızı, tahtın yok artık, yere otur. Bundan böyle, ‘Nazik, narin’ demeyecekler sana. Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, çıkar peçeni, kaldır eteğini.
        
       Baldırını aç, ırmaklardan geç. Çıplaklığın sergilenecek, mahrem yerlerin görünecek. Öç alacağım, kimseyi esirgemeyeceğim. Bizim kurtarıcımız İsrail’in Kutsalı’dır. Tanrı diyor ki, Ey Kildani kızı, Karanlığa çekilip sessizce otur. Çünkü bundan böyle ‘Ülkeler kraliçesi’ demeyecekler sana. Halkıma öfkelenmiş, mirasım olduğu halde onu bayağılaştırıp eline teslim etmiştim. Ama sen onlara acımadın, yaşlılara bile çok ağır bir boyunduruk yükledin…
        
        Ne var ki, felakete uğrayacaksın . Onu durduracak büyü yok elinde, başına gelecek belayı önleyemeyeceksin. Üzerine ansızın hiç beklemediğin bir yıkım gelecek… Gençliğinden beri alışveriş ettiğin herkes kendi yoluna gidecek, seni kurtaran olmayacak.”
“ORTADOĞU’DA KUTSALLAR ÜZERİNDEN BİR SAVAŞ YAŞANIYOR”
 
Ne yazık ki, tıpkı Peygamber Yeşaya’nın öngördüğü gibi, Babil/ Irak vuruldu, kimse yardımına gitmedi, kimse de kurtarmadı, aksine Türkiye bu savaşta İsrailoğulları yanında yer aldı, tıpkı Libya ve Suriye savaşlarında yer almış olduğu gibi.
Bu tavrıyla Türkiye, Yahudi Peygamber Yeşaya’ın kehanetinin doğrulanmasına da bir ölçüde yardım etmiş oldu. İncil’de de Babil’e duyulan öfke dile getirilmektedir.
Ancak İncil, İsrailoğulları’nın bir adım daha ötesine geçerek Babil’i ‘fahişe, fuhuş, hatta dünya fahişelerinin kraliçesi’ gibi tanımlamalarla yan yana getirerek Yeşaya’nın çok ötesinde yerden yere vurmaktadır:
“… Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: ‘Gel!’ dedi, ‘Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim’. Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular. Bundan sonra melek beni Ruh’un yönetiminde çöle götürdü.
 
Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm .  Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.  
Alnına şu gizemli ad yazılmıştı: ‘Büyük Babil, Dünya Fahişelerinin Ve İğrençliklerinin Anası’…  
 
Bundan sonra melek bana , ‘Şu gördüğün sular -fahişenin kenarında oturduğu sular- halklar, toplumlar, uluslar ve dillerdir’ dedi. Gördüğün canavarla on boynuz fahişeden nefret edecek, onu perişan edip çıplak bırakacaklar. Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar. Çünkü Tanrı, amacını gerçekleştirme isteğini onların yüreğine koymuştur. Öyle ki, Tanrı’nın sözleri yerine gelinceye dek krallıklarını canavara devretmekte sözbirliği edecekler.”
Her şey açık değil mi…
Özal’la başlayıp Barzani’ye gelin…
Erdoğan’la başlatıp yine Barzani’ye sonra da Suriye kuzeyine gelin…
Sanırsınız Türkiye Tevrat’ı okuyor, okuyup da yazanı yapıyor…
 
Erdal Sarızeybek

 


[1] BOP.
[2] İsrail’in Şifresi, araştırma, s.112, Hakan Yılmaz Çebi, Pegasus Yayınları, 2009.
[3] BOP.
[4] Tanah/ 2.Krallar, Bölüm 24: 14-16.
[5] Tanah/ Yeşaya, Bölüm 13: 1-16.
[6] Tanah/ Büyük Peygamber Yeşaya, Bölüm 13: 19-22.
[7] Tanah/ Yeşaya, Bölüm 47: 1-15
[8] İncil/ Vahiy Bölüm 17.

Etiketler:, ,
POPÜLER HABER
POPÜLER GALERİ
POPÜLER HABER