Ajanslar..
AKP’nin taleplerini içeren raporu tam sayfa duyurmuş..
Bu raporu okudum, dikkat çekici yerleri alıntılayıp üzerine büyük harfle ne anladığımı yazdım.
(-) işareti başlayan her cümle bu rapordan bire bir alıntıdır.
***
‘TÜRK DEĞİL, TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞI ÖNEMLİ’
(-) AK Parti Programı’nda, kültürel farklılıkların ayrışmayı değil birlikte yaşamayı gerekli kıldığı belirtilerek, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramı üzerinde durulmaktadır.
***
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAH BIRAKIP KENDİNİ TASFİYE ETTİĞİ DEVLET TARAFINDAN TESPİT EDİLECEK
(-) Terör örgütünün silah bırakmasının, kendisini tasfiye ettiğinin, varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesi, sürecin en önemli noktasıdır.
Bu an, sadece sahada bir fiil değişikliğinin kaydı değil, aynı zamanda hukuki işlemler için bir başlangıçtır.
Bu tespit ve teyit olmadan hiçbir ileri aşamaya geçilmemelidir.
***
SURİYE VE IRAK’TA TERÖR YAPILANMASINA İZİN VERİLMEYECEKTİR
(-) Türkiye’nin bu çerçevedeki temel ilkesi açıktır: Suriye ve Irak sahasında, Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden hiçbir terör yapılanmasının yaşamasına ve genişlemesine asla müsaade edilmeyecektir.
İster vekâlet örgütleri üzerinden ister paramiliter yapılar üzerinden olsun, Türkiye’nin sınır hattında bir terör koridoru oluşturmaya dönük her girişim, ulusal güvenlik açısından kırmızıçizgi olarak görülmekte ve devletin bütün kurumları tarafından kararlılıkla ele alınmaktadır.
***
SÜREÇ İÇİN ÖZEL BİR KANUN ÇIKARILACAKTIR
(-) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi sürecine ilişkin yasal düzenlemenin, müstakil ve geçici bir kanun niteliğinde hazırlanması hukuk tekniği bakımından bir tercih değil, zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.
(-) Bu kanunun yalnızca temel ilkeleri belirlemekle yetinmemesi; izleme ve doğrulamaya ilişkin mekanizmaları, kapsam ve sınırları, usule ilişkin hükümleri, denetimli serbestlik uygulamalarını, erteleme ve infaz düzenlemelerini, idari makamların sorumluluk, görev ve yetkilerini, gözlem süreçlerini ve istisnai hükümleri bir bütünlük içinde düzenlemesi gerekmektedir.
**
DİĞER KANUNLARLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILACAKTIR
Uygulamada ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara bağlı olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve diğer mevzuatlarda da sınırlı ve yalnızca terörün ortadan kaldırılması ve örgütün feshine yönelik düzenlemeler yapılması gerekebilecektir.
ELİ KANLI TERÖRİSTLERE AYRI, ELİ KANSIZLARA AYRI UYGULAMA YAPILACAKTIR
(-) Yapılacak düzenleme, örgüt mensuplarını yeknesak ve soyut bir kategorik değerlendirmeye tabi tutmak yerine, örgütsel faaliyet kapsamında ortaya çıkan bireysel sorumluluğun kapsamını ve yoğunluğunu merkeze alan bir yaklaşımla değerlendirmelidir.
***
TERÖRİSTLERİN TOPLUMA UYUMU İÇİN YENİ BİR SOSYAL YAPILANMA GEREKİR
(-) Terör ve şiddetin bitmesiyle birlikte Türkiye açısından önemli olan diğer bir aşama topluma uyum sürecidir. Bu sürecin en önemli özneleri, aile çerçevesinde kadınlar, gençler ve çocuklar olmalıdır.
(-) Bu süreç, yalnızca bireyin silahlı yapıdan ayrılmasını değil; bireyin sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan güçlendirilmesini, toplumla yeniden bağ kurmasını, hukuki düzeni içselleştirmesini hedefler. Terör ortamının yarattığı zararlar bireysel düzeyde olduğu kadar toplumsal düzeyde de etkilidir.
***
GEÇMİŞİN VESAYETÇİ MİRASI GERİDE BIRAKILACAKTIR
(-) Sonuç itibarıyla fesih ve silahsızlanma sonrası dönem, Türkiye’yi yalnızca güvenlik bakımından değil; toplumsal huzur ve güven, kurumsal yapılanma ve demokratik temsil bakımından da yeni ve tarihsel bir eşiğe taşıyacaktır.
(-) Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken Türkiye, geçmişin vesayetçi mirasını tamamen geride bırakma ve geleceğin özgürlükçü, katılımcı ve eşitlikçi siyasal düzenini inşa etme kapasitesine sahiptir.
***
YENİ YASAL DÜZENLEME, TOPLUMSAL GÜVEN VE YENİ TOPLUMSAL YAPILANMA
(-) Önümüzdeki sürecin sağlıklı, denetlenebilir ve toplumsal güven üreten bir biçimde ilerleyebilmesi için yol haritası açık ve aşamalı bir çerçeveye dayanmalıdır.
Bu çerçeve, bir yandan güvenlik ve hukuk alanında atılacak adımların sırasını ve kapsamını belirlerken, diğer yandan siyasal, ekonomik ve toplumsal boyutların birbirini tamamlayacak şekilde uyum içinde yürütülmesini sağlayacaktır.
Böylece süreç, önceden öngörülen ve kurumlar arası mutabakatla şekillenmiş bir plan dahilinde ilerleyecektir.
***
TERÖR ÖRGÜTÜ VE ŞUBELERİ VE UZANTILARI SİLAH BIRAKIP TASFİYE EDECEK
(-) Örgütün illegal ideolojik ve finansal yapılanmalarıyla birlikte yurt içinde ve yurt dışındaki tüm şube, unsur ve uzantılarıyla silah bırakması ve kendini tasfiyesi somut, ölçülebilir ve teyit edilebilir biçimde kayıt altına alınmalıdır.
ÖZEL VE GEÇİCİ BİR KANUN ÇIKARILACAK
(-) Bu aşamanın tamamlanmasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanacak müstakil ve geçici kanun yürürlüğe konulmalıdır.
DEMOKRASİ YÜKSELTİLECEK, TOPLUMSAL GÜVEN ARTIRIRLACAK
(-) Bu adımların neticesinde oluşacak yeni iklimde, ülkedeki demokratik standartların düzeyini daha da yükseltecek, alınacak sosyo-ekonomik tedbirler toplumsal güveni artıracak, insan hakları perspektifini somut iyileştirmeler üzerinden muhkem kılacak, toplumun hukuk devletine olan inancını pekiştirecek adım ve düzenlemeler gelecektir.
YÜKSEK STANDARTLI DEMOKRASİ GELECEK
Beraberinde; bu yasal, yapısal reform ve adımların tamamlayıcı unsurları olarak ilgili mevzuat değişiklikleri ve idari-pratik düzenlemeler sağlanacaktır. Terör tehdidinden arınmış yüksek standartlı demokratik iklimi inşaya ve bunu kalıcı hale getirmeye dönük perspektif, bu sürecin olmazsa olmaz kök zeminidir.
***
Durum bu, bilginiz olsun.
***
Sonuçta anladığım..
Bu raporda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Başlangıç ve ilk 4 maddede yer alan değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümlerine bir atıf yoktur.
Atatürk, Lozan, Türk Milleti ve Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkan bir vurgu da yoktur.
Aksine..
Anayasal Türk Ulus Devlet kimliği yerine ‘Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı’ üzerinde durulmaktadır ki bu da yeni bir anayasa değişikliğini gündeme taşımaktadır.
***.
Öte yanda..
Teröristlerin topluma uyumu adı altında, terörden zarar görmüş, birey ve aileden başlayıp toplumun geneline uzanan bir sivil toplum yapılanmasından söz edilmektedir.
Aynı yapılanma, DEM’in Komisyon raporunda da yer almaktadır.
Terör örgütü Pkk’nın ve İmralı’daki mahkum teröristbaşının ajanslara düşen beyanlarında, ‘YEREL YÖNETİMLER ÜZERİNDEN ÖRGÜTLENME, SİVİL TOPLUMDA YAPILANMA şeklinde yeni bir örgütsel yapının inşasından bahis açılmaktadır.
Bu nedir, kamuoyuna açıklanmalıdır.
***
Şimdi üçlü ittifak olarak söz edilen üç partinin komisyon raporları yan yana getirildiğinde,
-MHP’nin raporu, DEM’in raporuyla taban tabana zıttır.
-MHP ile AKP raporları arasında sadece terör örgütü Pkk’nın silah bırakması ve feshi konusunda bir uyum görünüyor olsa da, Atatürk, Cumhuriyet ve Türk Ulus Devlet esasları bakımında yolları yine de ayrı düşmektedir.
-AKP’nin raporu ise DEM raporuyla esastan uyumlu görülmektedir, çünkü biri Anayasa’nın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümlerine vurgu yapmaz iken, diğeri ise kökten reddetmektedir.
***
Tüm bu hususlar yan yana getirildiğinde, her hal ve koşulda, halen işleyen bir süreçle Türkiye karşı karşıyadır.
Siyasetin Anayasa’ya sadakat söylemleriyle sahada görülen gerçeklik birbiriyle örtüşmüyor.
Bakınız..
– Hiçbir yasal düzenleme yapılmadığı halde, İmralı’da yatan mahkumun daha şimdiden siyasi ofis çalışmalarına başladığını herkes görüyor.
– Kayıtsız şartsız feshedileceği söylenen örgütün, Irak kuzeyinde, Suriye kuzeyinde ve Avrupa’da mevzi kazanmayı sürdürdüğünü herkes biliyor.
– Şartlı tahliyedeki teröristlerin yurdun dört bir yanında ‘toplantı’ adı altında siyasi eylemlerde bulunarak halk içinde örgütlendiği de apaçık ortadadır.
Öte yanda…
– Terör örgütü propagandasını yapmak yasak olduğu halde, daha şimdiden, Diyarbakır’da yapılması planlanan DEM mitingiyle, terör örgütü kol ve ayaklarının sivil toplum içinde kapsamlı bir yapılanmaya girişeceği de açıktır.
– İşleyen sürecin bugün vardığı nokta budur.
Kaynağını Anayasa’dan almayan illegal fiili bir durum yaratılıyor oluşu, hiçbir hal ve koşulda kabul edilemez.
Bu durumda..
Türkiye’de teröre son vermek maksadıyla başlatılan sürecin, terör üzerinden siyaset yapılarak, bir seçim ittifakına evrilmekte olduğunu söylemek yanıltıcı olmayacaktır.
Kaynak: AKP Komisyon Raporu
