Bilgi

Mahabad ‘Kim Kurdu’

İlk büyük harpte Bolşevik İhtilali nedeniyle Sovyet Rusya savaştan çekilmiş dolayısıyla dağıtılan Osmanlı topraklarından pay alamadığı gibi Ortadoğu’ya da inememişti.

İkinci Dünya Harbinde İran’ın kuzeyini işgal etmiş ancak Potsdam Konferansı kararı gereğince İran’dan çekilecekti.

Bu durumda Sovyet Rusya enerji kaynakları zengini ve stratejik coğrafyaya sahip Ortadoğu’ya nasıl inecekti?

X X X

İKİNCİ DÜNYA HARBİ SONRASI

Sovyet Devlet Başkanı Stalin, Türkiye üzerinden sıcak denizlere ve Ortadoğu’ya inmeyi planladı, sırf bu amaçla dostluk anlaşmasını feshedip Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı, üstüne de boğazlardan üs istedi.

Ancak Marshall ve Truman yardımları ekonomik olarak Ortadoğu ülkelerine açılan Amerika, güvenlik şemsiyesi vaadiyle başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere Ortadoğu’nun kapılarını Sovyet Rusya’ya kapatmayı başardı.

Dünyanın en zengin kaynaklarına sahip Ortadoğu’ya ve sıcak denizlere inmek emeli Ruslarda hiç değişmedi ta Çar Deli Petro’dan günümüze kadar…

X X X

Birinci Dünya Harbinde İngiltere, Fransa ve İtalya, İkinci Dünya Harbinde de Amerika ve yine İngiltere Ortadoğu’nun tüm kapılarını Ruslara kapattı.

Sovyet Rusya’ya artık iki çıkış yolu kaldı; İlki Anadolu ve Boğazlar üzerinden sıcak denizlere açılmak, diğeri de İran üzerinden Ortadoğu…

Stalin bu sayılan amaçlarla Türkiye ile var olan dostluk anlaşmasını feshetmiş, üzerinde Kars ve Ardahan’ı istemiş, Boğazlardan da is istemişti ama Türkiye ABD ile ittifak kurunca, bu tehditler de boşa çıkmış, Boğaz Kapısı da Ruslara kapanmıştı.

Tek yol artık İran’dı…

X X X

MOLLA MUSTAFA BARZANİ SAHNEDE

11 Ekim 1945’te, Moılla Mustafa Barzani Irak hükümetine dayanmayınca Şemdinli üçlü sınır noktasından İran’a geçiyordu ve bu sırada İran, İngiliz-Rus işgali altındaydı…

Molla Mustafa İran’a geçmeden kısa bir süre önce, Sovyet Devlet Başkanı Stalin Sovyet yanlılarına haber göndermiş, İran’da, Azeri ve Kürt bölgelerinde yeni partiler kurulmasını istemişti.

Bunlar demokrat partiler olacaktı, önceden yine aynı çizgide kurulmuş olan Tudeh ve JeKaf gibi partiler de kapatılacaktı.

Stalin’in dediği gibi yapıldı, İran, Azerbaycan, ardından Irak ve Suriye’de peş peşe Sovyet yanlısı demokrat partiler açıldı… 

25 Ağustos 1945’te, İran Kürdistan Demokrat Partisi(İKDP) kuruldu.

STALİN’İN İLK KURDUĞU PARTİ İKDP

İKDP’nin kurulmasından sonra, Hevi’nin Eylül 1942’de kurduğu ve halk arasında ‘JeKaf’ diye anılan ‘Komeley Jiyanewey Kürdistan(Komela)’ gizli örgütü dağıtıldı, üyelerinin büyük çoğunluğu KDP’ye geçti(1).

X X X

‘İLK KÜRESEL SİYASİ KÜRTÇÜLÜK’

İKDP’nin ilk toplantısına ilgi büyüktü; parti programı şuydu:

‘İran’daki Kürt halkı kendi yöresel işlerinin yönetimi için kendi hükümetlerini kurmakta özgür ve ülke İran devletinin çerçevesinde özerk olacak;

Kürt dili eğitimde kullanılacak ve idari işlerde resmi dil olacak;

Kürdistan yasama meclisleri seçimleri, İran anayasası gereğince hemen yapılacak, tüm devlet ve kamu denetimini ele alacaktır;

Bütün devlet memurları yerlilerden oluşacaktır;

KDP, Azerbaycan’da yaşayan(Asuriler, Ermeniler vs) halklar ile kardeşlik ve birliği pekiştirmek için özel çaba harcayacak ve mücadelesini destekleyecektir;

KDP, Kürdistan’daki çok zengin yer altı kaynaklarını işleterek Kürt halkının hayat seviyesini yükseltecek, halkın tarım ve ticaret hayatı ile sağlık ve eğitim durumlarını düzeltecektir’.

İran, Irak ve Türkiye’de siyasi Kürtçülerin bugün gündeme taşıdığı taleplerin geçmişi işte böylesi bir sürece dayanıyordu…

X X X

AZERBAYCAN

Eylül 1945’te de Azerbaycan Demokrat Partisi kuruldu.

Rusların bölgedeki Kürt aşiretleriyle arası iyiydi. Bu ilişkileri daha da geliştirmek adına 30 kadar Kürt ileri geleni ve aşiret reisi Sovyet Rusya’ya davet edilmişti.

Heyet Bakü’de çok güzel karşılanmış, Azerbaycan Başbakanı Bakırof Azeri- Kürt kardeşliğinden bahsederek onları gayet iyi de ağırlamıştı(2).

Heyette Mahabad’dan Kadı Muhammed, Hacı Baba Şeyh ve Seyyid Muhammed Sıddık da yer almıştı. Sıddık, Şeyh Ubeydullah’ın oğlu; Seyit Abdulkadir’in yeğeniydi.

X X X

BARZANİ KDP’Sİ KURULUYOR

Demokrat parti kurma sırası şimdi Irak’a gelmişti…

16 Ağustos 1946’da, Irak Kürdistan Demokrat Partisi( IKDP)’ni kurdular.

Henüz İran’a geçmemiş Molla Mustafa’yı ‘başkan’ seçtiler.
H. Abdullah parti genel sekreteri olurken, Şeyh Latif ile Şeyh Ziyad genel başkan yardımcılığına getirildiler. Şeyh Latif, Şeyh Mahmud Berzenci’nin oğludur.

Parti bir de yayın organı çıkarmayı kararlaştırdı;Rızgari’(3).

1907 Barzani isyanı ile 1946 KDP Başkanı Barzani yan yana getirildiğinde, bu Barzanilerin siyasi Kürt hareketinin sahadaki silahlı ayağı olarak ta kırk yıl öncesinde seçilmiş oldukları artık görülebiliyor.

1912’de, Bedirhan, Baban ve Abdulkadir’le yola çıkan İstanbul’un Hevi’si, önce 1927’de ‘Hoybun’, ardından 1939’da ‘Yeni Hevi’ ve en nihayetinde, 1946’da, Rus modelinde Barzani’nin ‘KDP’si olmuştu.

Türkiye kendi KDP’sini görmek için 1963’ü bekleyecektir…

X X X

STALİN TÜRKİYE’Yİ TEHDİT EDİYOR

İran’da demokrat partileri kurmakla meşgul olan Sovyet Yönetimi aynı süreçte bakışlarını Türkiye’ye çevirmiş ve tehdit etmeye başlamıştı. 19 Mart 1945’de, 1925 tarihli Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Anlaşması’nı tek taraflı olarak feshettiğini bildiriyordu.

Sovyet Rusya bir adım daha ileri gidiyor, 7 Haziran 1945’de, yeni bir işbirliği ve savunma anlaşmasının imzalanabilmesi için Kars ve Ardahan’ın geri verilmesini, Boğazlarda da Sovyet üslerinin açılmasını istemeye başlıyordu(4).

Sovyet Devlet Başkanı Stalin, 1918’in yarım kalmış hesabını görmek istiyordu.
Mesele buydu…

Öte yanda ABD Başkanı Truman, 5 Nisan 1945’de, Orta Doğu’daki devletlerin güvenlik ve barışlarının sağlanması gerektiğini söylüyor, bölgede artık ABD’nin de varlık göstereceğini işaret ediyordu(5).

X X X

İRAN’DA SOVYET İŞGALİNE SON

17 Temmuz’da, büyük harbin müstakbel galipleri Berlin yakınlarında, Potsdam’da yeniden bir araya geldiler.

Toplantıya, ABD adına Truman, İngiltere adına Churchill, Sovyetler adına Stalin katıldı.

İki önemli gündem maddesi vardı; Stalin’in Boğazlarda Sovyet üslerinin kurulması ve geçiş yönetiminde söz sahibi olmak istemesi ve işgal altındaki İran’ın durumu.

Önce Sovyetlerin Boğazlar konusundaki talebi görüşüldü; ABD ve İngiltere buna karşı çıktı, bir karara bağlanamadı, konu bir başka sefere ertelendi.

İran meselesine gelince, 1942’deki ittifak anlaşmasına göre İngiltere ve Sovyet Rusya’nın altı içinde İran’dan çekilmeleri gerekiyordu; İran’ın derhal boşaltılmasına karar verildi(6).

Bu kararla Sovyetler Yönetimi tıpkı Birinci Dünya Harbi’nde olduğu gibi dışlanıyor, Ortadoğu’nun yeni sahnesine bu kez ABD-İngiltere çıkıyordu.

İlk büyük harpte olduğu gibi oyun dışı kalmak istemeyen Stalin, karşı atağa geçerek İran’daki Türk ve Kürt kartlarını masaya açtı…

X X X

SOVYET DESTEĞİNDE BARZANİLER VE SEYİT ABDULKADİR

11 Ekim 1945’te, Molla Mustafa Uşniye’nin Sino köyüne geldiğinde, Sovyet Rusya’nın bu hamleleri ve gerçek niyetinden haberi yoktu. Yoktu ama Irak’tan yanında da 9.000 sivil ile 1.200 silahlı adam getirmişti. Her halde bir bildiği vardı…

Rus İşgal Komutanlığı hemen onlara yiyecek ve yer temin etti; Molla Mustafa Serdeşt bölgesindeki Mirava köyüne, Kardeşi Şeyh Ahmed’in ailesi ise İran’ın Mahabad kentine yerleştirildi.

Ruslarla bağlantıyı Seyit Abdullah Geylani sağlıyordu. Bu kişi, 1925’te Şemdinli’de askeri birlikleye saldıran ve subayları şehit eden Seyit Abdullah’ın oğlu, Seyit Abdulkadir’in torunuydu; Geylani soyadı büyük büyük dedesinden geliyordu.

Molla Mustafa’ya Kadı Muhammed’in yanında yer almasını bildirildi..

X X X

SOVYET RUSYA MOLLA MUSTAFA BARZANİ’Yİ SİLAHLANDIRIYOR

Bir Kürt devleti kurulacaktı; gerekli silah ve teçhizat Soyvet Yönetimi tarafından verilecek, peşmergeler düzenli birliklere dönüştürülecekti…

Kasım 1945’de, bu silahlar Mahabad’a gönderildi, 1.200 parçadan oluşan makineli tüfek ve tabancalar peşmergelere Mahabad’ta teslim edildi(7).

15- 60 yaş arasındaki Barzanilere Bruno marka tüfek ve makineli tüfek dağıtıldı. 1.500 kişilik bir kuvvet oluşturuldu ve üç birlik halinde gruplandırıldı.

Ardından kurulması düşünülen Kürt devletinin savunulması için, Rus askeri danışmanları tarafından modern askeri bir eğitim verilmeye başlandı. 700 kişilik ayrı bir ihtiyat kuvveti ayrılarak savunma için Sakız bölgesine gönderildi.

Başkomutan Molla Mustafa Barzani idi, kendisine general rütbesi verilmişti.
Genç subaylar onun eliyle yeni rütbeler takıyordu, biri de Seyit Abdulkadir’in yeğeni binbaşı Seyyid Ahmed idi. Tarihte ilk kez bir Kürt devleti kurulacaktı, ordusu ise şimdiden hazırdı…

STALİN ÖNCE AZERBAYCAN’A DA EL ATIYOR

Yine Kasım 1945’te, İran’ın Azerbaycan bölgesinde Cafer Pişavari öncülüğünde bir komünist ayaklanması ortaya çıktı. İsyancılar, Tudeh Komünist Partisi üyeleriyle birlikte Tebriz’i ele geçirdiler. İran ordusunun müdahalesi Sovyet askeri tarafından engellendi.

Azerbaycan Halk Meclisi toplandı; özerk bir cumhuriyet kurulması kararı alındı.
12 Aralık 1945’te, Özerk Azerbaycan Cumhuriyeti ilan edildi(8).
Stalin, İran’da Azeri Türk kartını oynuyordu…

1 2Sonraki sayfa

Erdal SARIZEYBEK

Emekli Albay, araştırmacı yazar. Terör ve siyaset üzerine yayımlanmış 16 eseri bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu