Pençe Kilit.. Nasıl Bir Arazi’

Türkiye, Irak kuzeyine sınır ötesi harekat yapıyor.
Pençe Kilit adıyla kamuoyuna duyurulan bu harekat, 2019 yılında başladı ve halen sürüyor.
PKK terör örgütünün bütün inleri burada:
Hakurk, Basyan Avaşin, Zap, Sinat, Haftanin, Metina, Gara..
Bu inlerin tamamı Mesud Barzani bölgesinde.
Babası Molla Mustafa da bu bölgede Irak merkezi hükümetine karşı ayaklanmıştı.
Bu coğrafya zor..
Dağları, tepeleri, çatakları, mağaralarıyla zor.
Aynı zamanda terör örgütü açısından büyük bir öneme sahip.
Neden?
Anlatalım..
Coğrafya dediğimizde her ne kadar aklımıza bir arazi parçası geliyor olsa da işin aslı geçmişten günümüze uzanan ve yaşayan bir tarihtir.
UYGARLIKLARIN KESİŞME NOKTASI
Tarih bilgisi olanlarımız Yeşilova ’ya çıkıp bu Molla Mustafa Barzani’ye doğru bir bakabilse, bakışlarının altında devrinin en büyük güçleri olan Asur, Med, Babil ve Pers’in uzandığını göreceğinden hiç kuşku yok.
Bu insan uygarlıklarını yerli yerine koyarsanız, Med ve Persler için İran; Sümer-Hitit için Anadolu; Asur-Babil’e Irak derseniz, bu üç büyük gücün kilit noktası Şemdinli olur.
Bu gözle bakıldığında Şemdinli, uygarlıkların kaynaştığı zengin bir din, kültür ve tarih coğrafyası olarak karşımıza çıkar.
ŞEMDİNLİ DÜĞÜM NOKTASI
Sahip olduğu sınırlar ta 1514’te Şah ile Sultan’ı birbirinden ayırmıştır.
Teo-stratejik bir bakışla Sünni-Şii mezhepsel ayrım hattıdır;
Doğusu Şii, batısı Sünni.
Bu pencereden bakıldığında, Şemdinli üzerinden atılan bir bakış, sizi binlerce yıl öncesine hiç zorlanmadan taşıyabilir, çünkü farklı inanç topluluklarının tarih boyunca birbiriyle kaynaştığı bir merkezin sembol ismidir, Şemdinli.
Böylesi tarihin derinliklerine uzanabilseniz de bu coğrafyada ‘kim kimdir’ kimse bilemez.
Çünkü savaşlar, göçler, sürgünler sonucu etnik ve dini değişimin alabildiğine yaşandığı sayılı yerleşim yerlerinden biridir.
BABİL SÜRGÜNLERİ
Konumuz açısından en önemli özelliği ise Babil sürgünlerinin yaşadığı yer, Kudüs ve Kutsal Tapınağın yakılıp yıkılışı sonrasında Yahudilerin sürgün edildikleri bölge oluşudur.
Kahin ve Yazıcı Ezra’nın Tevrat’ı yazdığı ve seçilmiş halk siyasetiyle Yahudiliği ortaya çıkardığı bölge, işte burasıdır, Kuzey Irak .
Yani Erdoğan’ın ‘Kürdistan’ dediği bölge.
Burası seçilmiş bir coğrafyadır…
Diyarbakır’da kucaklanan Barzanilerin bir yanda Babil Sürgünleri öte yanda Pers ve İsrailoğullarının sürgünden dönüş tarihiyle dolu bu coğrafyasını Anadolu’ya açan kapı, işte şu an anlamaya çalıştığımız Şemdinli’dir.
İSYANLARIN ÇIKIŞ COĞRAFYASI
Burası, aynı zamanda, hem Osmanlı hem de Cumhuriyet’e karşı çıkarılan dini/siyasi isyanların çıkış aldığı yerdir.
İlk isyanlar burada tetiklenmiştir; Baban, Bedirhan ve Soran.
Baban isyanları günümüz Talabani/Süleymaniye’de; Bedirhan isyanları bugünkü Cizre’den Hakkari’ye uzanan bölgede ve Soran da bugünkü PKK terör örgütünün ana eylem üssü olan Hakurk alanında yaşanmıştır.
Bu sayılan tetikçiler ‘üçlü’ feodal ağadır.
1846’da Osmanlı beylikleri kaldırdığı zaman bölgedeki güç ve otorite boşluğu şeyhler tarafından doldurulmuş, yeni dönemde ilk isyanı çıkaran Şemdinli’den Şeyh Ubeydullah olmuştur.
Birinci Dünya Harbine girildiğinde Bitlisli Molla Selim, ardından Şeyh Barzani Osmanlı’ya peş peşe isyan eden isimlerdir.
Cumhuriyet dönemine gelince…
Osmanlı devlet yönetimi değişmiş olsa da coğrafyanın dini ve siyasi karakteri değişmemiştir.
Sırasıyla Koçgiri/Seyit Abdulkadir, Diyarbakır/ İhsan Nuri, Hakkari/ Nesturiler, Diyarbakır/ Şeyh Sait, Şemdinli/ Şeyh Abdullah, Ağrı/ Ermeniler olmak üzere peş peşe çıkarılan isyanlar Cumhuriyet yönetimine ülkemize zorlu yıllar yaşatmıştır.
Hep Şemdinli’den çıkış alan ve hep aynı isimler üzerinden tertiplenen isyanlar, ‘Kürdistan’ çığlıklarıyla Sevr’i destekleyen siyasi mahiyete de bu süreçte bürünmüştür.
Dün neyse bugün de Pamukoğlu Paşamın dediği gibi, unutulanların dışında yeni bir şey yoktur.
Yani?
PKK terör örgütü bu coğrafyayı tesadüfen seçmemiştir.
Örgütü bitirmek istiyorsanız, coğrafya ile değil, örgütün siyasetiyle mücadele etmek gerekiyor.
Erdal Sarızeybek
Araştırmacı Yazar



