Süreç

HÜDA PAR.. ‘Ne İstiyor’

Ajanslar..

HÜDA PAR’ın taleplerini içeren komisyon raporu tam sayfa duyurmuş..

Bu raporu okudum, dikkat çekici yerleri alıntılayıp üzerine büyük harfle ne anladığımı yazdım.

(-) işareti başlayan her cümle bu rapordan bire bir alıntıdır.

‘PKK, KÜRT MESELENDEN BESLENİYOR’

(-) PKK’nin; Kürt meselesinin ortaya çıkardığı sosyo-politik zeminden beslendiği, Kürt meselesinin terör ve şiddet parantezine hapsedilmesine yol açtığı ve meselenin çözümü önünde engel oluşturduğu değerlendirilmektedir. Buradan hareketle, Kürt meselesinin güvenlik eksenli dar bir çerçeveden çıkarılarak siyasal ve hukuki zeminde ele alınmasının gerekliliğine işaret edilmektedir.

‘KÜRTLERİN VARLIĞI VE ANADİLİ İNKAR EDİLİYOR’

(-) Türkiye Cumhuriyeti’nin asli kurucu unsurlarından biri olan Kürtlerin varlığının anayasal düzeyde inkâr edilmesi, anadillerine yönelik yasaklayıcı politikalar ve haklı taleplerin kriminalize edilmesi sonucunda ortaya çıkan Kürt meselesi, adalet ve hak temelli bir yaklaşımla ele alınmaktadır.

‘TÜRK KÜRT ORTAK PAYDASI İSLAM’

(-) Türk-Kürt ilişkilerinin tarihi köklerine referansla bin yıllık birlikteliğin temel harcının İslam olduğu gerçeğine dikkat çekilmekte; hak ve adalet temelinde ortak bir geleceğin inşa edilmesi için edebiyatının çokça yapıldığı kardeşliğin hukukunun ihya edilerek yeniden tahakkuk ettirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

ULUSALCILIK SİYONİZMİN BİR ARACI OLMUŞTUR’

(-) Çerçevesi, yapılan çeşitli yorumlarla ne kadar genişletilmeye çalışılsa da “Ulusalcılık”, referans aldığı değerler ve karşıtlık üzerine inşa ettiği kimlik kurgusu itibarıyla emperyalizmin ve siyonizmin “Böl, parçala, parçaları birbirine karşı kullanarak zayıflat ve ardından yut.” şeklinde işleyen klasik siyasetinin en elverişli araçlarından biri olmuştur.

‘ANAYASA DEĞİŞTİRİLMELİDİR’

(-) Darbe ürünü 1982 Anayasası yerine vesayetçi, tek tipçi, ötekileştirici unsurlardan ve her türlü ideolojik dayatmadan arındırılmış, halkın inanç değerleriyle uyumlu, adalet ve eşit vatandaşlık temelinde yeni bir anayasa hazırlanmalıdır.

‘TÜRK VATANDAŞI DEĞİL, TÜRK HALKI KÜRT HALKI OLMALI’

(-) Anayasanın 66. Maddesinde yer alan ve vatandaşlığı etnik bir kökene bağlayan ifadeden vazgeçilmelidir. Bunun yerine, etnik çağrışımı olmayan, kapsayıcı, aidiyet bağını esas alan bir vatandaşlık tanımı getirilmelidir. Türkler ve Kürtler, bu ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir.

‘KÜRTÇE EĞİTİM DİLİ OLMALI’

(-) Kürtçe, eğitim dili olarak kabul edilmelidir. Anayasanın 42. Maddesindeki “Türkçeden başka hiçbir dil ana dil olarak okutulamaz” hükmü değiştirilmeli; “Devlet, Türkçe’nin yanında vatandaşların anadillerini öğrenmelerini ve bu dilde eğitim almalarını güvence altına alır.” hükmü getirilmelidir.

‘OKUL, CADDE VE KIŞLA İSİMLERİ DERHAL DEĞİŞTİRİLMELİ’

(-) Geçmişte zulüm ve ayrımcılıkla anılan kişilerin isimlerini taşıyan okul, cadde ve kışla isimleri derhal değiştirilmeli; isimleri değiştirilen yerleşim yerlerine tarihsel ve orijinal adları iade edilmelidir.

‘ŞEYH SAİD’E İTİBARI İADE EDİLMELİ, ÖZÜR DİLENMELİ’

(-) Başta Şeyh Said olmak üzere, halkın saygı duyduğu Kürt âlimlerine geçmişte yapılan zulümler resmen kabul edilmeli, devlet adına özür dilenmelidir. Said-i Nursi, Şeyh Said ve Seyyid Rıza’nın mezar yerleri açıklanmalıdır.

‘TARİH KİTAPLARI YENİDEN YAZILMALI, KÜRT TARİHİ ANLATILMALI’

(-) Okul kitaplarındaki resmî ideolojinin gerçeğe aykırı ve dışlayıcı tezlerinden vazgeçilmeli; Türklerin ve Kürtlerin Malazgirt, Çanakkale ve Millî Mücadele’deki ortak tarihsel birlikteliği sahih bir şekilde yeni nesillere aktarılmalıdır. Ders kitaplarında Kürt tarihine ve edebiyatına yer verilmeli, örnek tarihi şahsiyetler hak ettiği değeri görmelidir.

‘YEREL VE YERİNDEN YÖNETİMLER GÜÇLENDİRİLMLEİ’

(-) Katı merkeziyetçi yapıya son verilmeli, yerel yönetimler güçlendirilmeli ve kayyım uygulamalarına son verilmelidir.

‘MEDRESE İCAZETİNE RESMİ STATÜ VERİLMELİ’

(-) Bölgenin manevi dinamikleri olan medreseler iyileştirilmeli, asli fonksiyonlarına kavuşturulmalı ve medreseler tarafından verilen icazetlere resmî statü tanınmalıdır.

HÜDAPAR’ın raporunda yer alan ve dikkat çekici öneriler bu.

///

‘BU RAPOR BİZE NE DİYOR’

Rapordan anladığım şu:

Bu teklifler, Atatürk ilke ve devrimleri, Türk Ulus Devlet temelinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti’nin yerel yönetimler üzerinden çok dilli ve anayasa üzerinden çok kimlikli bir yeni devlet kurulmasına ilişkin yol haritası çiziyor.

Bu tekliflerle, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir’ temel esasları ve ‘Halkların Kardeşliği’ algısıyla Türk Ulus Devlet temelinden uzaklaşılıyor.

Bu rapor, Atatürk ilke ve devrimleri, Türk Milleti yerine TÜRK-KÜRT diyerek çok kimlikli bir yapıyı öngörüyor.

Bu teklifler, mevcut Anayasa’nın Cumhuriyetin kuruluş esaslarını açıklayan Başlangıç Hükümleri ile ilk üç maddede açıklanan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilmez hükümlerini görmezden geliyor.

Bu raporda teklif edilen hususlar gerçekleşirse eğer, Atatürk milliyetçiliği, Türk Ulus devlet temeli üzerinden yükselen Türkiye Cumhuriyeti, yerel yönetimler üzerinden çok dilli, Anayasa üzerinden çok kimlikli bir tanımla Türk ulus devlet yapısından uzaklaşılıyor.

Oysaki, Türk Milleti ve Türk Ulus Devlet temelinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti, teröre son verecek bilgi ve yetenekli kadrolara, tecrübe, güç ve kudrete her daim ve her hal ve koşulda sahiptir.

Referans: HÜDA PAR KOMİSYON RAPORU

Sarızeybek Haber

Erdal Sarızeybek, Emekli Albay, araştırmacı yazar. Terör ve siyaset üzerine yayımlanmış 16 eseri bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu