İran.. ‘Kraliçe Ester Kim’

İsrail İran’ı vuruyor..
İsrail İran’ı hem içeriden hem de dışarıdan vuruyor.
Son olarak İran dini lideri Hamaney ve üst düzey komutanların öldürüldüğü bildirildi.
Yapılan hava saldırılarını görüyoruz ama içeriden nasıl vurulduğunu bilmiyoruz.
Ajanslar İran içinde işbirlikçilerin varlığından bahsediyor.
Bunu görebilmek için, Kraliçe Ester’in hikayesi de işte bu noktada başlıyor…
///
PERS(İRAN) KRALI AHAŞVEROŞ
Tarihsel süreç içerisinde, bir ucu bugünkü İsrail’e uzanan Babil Krallığı zayıflayınca bu kez Pers Krallığı bölgede hakimiyeti ele geçirdi.
Pers Kralı Ahaşveroş Hoddu’dan Kûş’a uzanan bölgedeki yüz yirmi yedi ilin kralıydı. O sırada ülkeyi Sus Kalesi’ndeki tahtından yönetiyordu. Pers ve Med ordu komutanları, ileri gelenler ve il valileri de oradaydı.
Ahaşveroş tam yüz seksen gün süren şenliklerle krallığının sonsuz zenginliğini, büyüklüğünün görkemini ve yüceliğini gösterdi.
PERS KRALİÇESİ VAŞTİ
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroş’un sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.
Kraliçe Vaşti güzeldi. Kral halka ve önderlere onun ne kadar güzel olduğunu göstermek istiyordu. Ama Kraliçe Vaşti haremağalarının kraldan getirdiği buyruğu reddedip yanına gitmedi.
Buna kral çok kızdı, öfkesinden küplere bindi, yasaları bilen bilge kişilerle görüştü ve onlara danıştı:
- Kralın haremağaları aracılığıyla gönderdiği buyruğa uymayan Kraliçe Vaşti’ye yasaya göre ne yapmalı?
Bilgeler düşündü, taşındı, karar verdi ve Kral’a cevaplarını söyledi:
- Kral uygun görüyorsa ferman çıkarsın; bu ferman Persler’le Medler’in değişmeyen yasalarına eklensin. Buna göre Vaşti bir daha Kral’ın huzuruna çıkmasın ve kral ondan daha iyi birini kraliçeliğe seçsin.
Bu sözler kralın ve önderlerin hoşuna gitti.
Bu öneriye uyularak krallığın bütün illerine yazılı buyruklar gönderildi. Her ile kendi işaretleriyle ve her halka kendi diliyle yazıldı ve her erkeğin kendi evinin egemeni olduğu her dilde vurgulandı[1].
Aradan zaman geçti, Kral’ın özel hizmetkârları bir öneri getirdiler, yeni bir Kraliçe seçilmesini istiyorlardı:
- Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın. Kral, egemen olduğu bütün illerde görevliler atasın. Bu görevliler bütün genç, güzel, el değmemiş kızları toplayıp Sus Kalesi’ndeki hareme getirsinler, kralın kızlardan sorumlu haremağası Hegay’a teslim etsinler. Güzelleşmeleri için ne gerekiyorsa verilsin. Sonunda kralın hoşuna giden kız, Vaşti’nin yerine kraliçe olsun.
Kral bu öneriyi de beğendi ve söyleneni yaptı.
YAHUDİ MORDEKAY’IN YEĞENİ ESTER
Bu sırada Sus Kalesi’nde Mordekay adında bir Yahudi vardı.
Dedesi Kiş, Babil Kralı Nebukadnessar’ın Yahuda Kralı Yehoyakin ile birlikte Kudüs’ten sürgün ettiği kişilerden biriydi ve Hadassa adında bir amcakızı vardı. Öksüz olan Hadassa’yı evlat edinip büyütmüştü.
Hadassa’nın öbür adı Ester’di; endamı ve yüzü güzeldi.
ESTER SÜSLENİYOR
Kralın buyruğu ve fermanı yayınlandıktan sonra, çok sayıda genç kız Sus Kalesi’ne getirilip harem sorumlusu Hegay’a teslim edildi, aralarında Ester de vardı. Haremağası Hegay Ester’i beğendi ve ona ayrıcalık tanıdı.
En iyi biçimde beslenip güzelleşmesi için ne gerekiyorsa yaptı, ayrıca saraydan seçilen yedi hizmetçiyi de buyruğuna verdi ve onu haremin en güzel bölümüne yerleştirdi.
ESTER KİMLİĞİNİ GİZLİYOR
Ester Yahudi olduğunu kimseye söylememişti…
Sıra Ester’e gelince, haremden bir şey istemedi ve tek başına saraya gitti. Kendisini gören herkesin beğenisini kazandı ve Kral onu çok sevdi, en çok ondan hoşlandı, en çok da ona ayrıcalık tanıdı.
ESTER KRALİÇE OLUYOR
Kraliçelik tacını giydirip Vaşti’nin yerine Ester’i kraliçe yaptı ve ardından Ester’in onuruna büyük bir şölen verdi. Bu şölende bütün önderler ve görevliler hazır bulundu. Kral bütün illerde bayram ilan etti ve krallara yaraşır cömertlikle armağanlar dağıttı.
///
Mordekay, kralın kapı görevlilerinden biriydi. Görevi sırasında, kapı nöbetçilerinden ikisi, Bigtan ve Tereş, Kral’a öfkelendiler; onu öldürmek için fırsat kollamaya başladılar.
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Ester’e iletti, o da krala bildirdi.
Durum araştırıldı; doğru olduğu anlaşılınca da iki adam darağacına asıldı ve olay tarih kayıtlarına geçirildi[2].
Bu olaydan sonra Kral, Hammedata’nın oğlu Haman’ı yüksek bir göreve atayıp onurlandırdı ve onu bütün önderlerden daha yetkili kıldı. Herkes Haman’ın önünde eğildi ama Mordekay ne eğildi ne de yere kapandı.
PERS KRALLIĞINDA YAHUDİLER
Haman buna çok kızdı; onu öldürmeyi düşünmekle kalmadı, Yahudi olduğunu bildiği için bütün halkını, bütün Yahudiler’i ortadan kaldırmaya karar verdi.
Bu işe en uygun ayı ve günü belirlemek için de, Haman’ın önünde ‘pur’ yani kura çekildi. Kura, on ikinci ay olan Adar ayına düştü ve Haman Kral’ın huzuruna çıkarak niyetini açıkladı:
- Krallığının bütün illerinde, öbür halkların arasına dağılmış, onlardan ayrı yaşayan bir halk var. Yasaları bütün öbür halklarınkinden farklı; kendileri de kralın yasalarına uymazlar. Onları kendi hallerine bırakmak kralın çıkarlarına uygun düşmez. Kral uygun görüyorsa, yok edilmeleri için yazılı bir buyruk verilsin.
Bunun üzerine Kral, çok güvendiği Haman’a mühür yüzüğünü çıkarıp verdi ve ona ’Para sende kalsın, o halka da ne istersen yap’ dedi.
KATLİAM İÇİN BUYRUK
Yazmanları çağrıldı, bütün illere ulaklar aracılığıyla mektuplar gönderildi; genç, yaşlı, kadın, çocuk, bütün Yahudiler’in bir günde öldürülüp yok edilmesi ve kökünün kurutulup mal mülklerinin de yağmalanması buyuruldu.
Ferman Sus Kalesi’nde de duyuruldu. Sus halkı şaşkınlık içindeyken, bu sırada Kral ile Haman oturmuş içki içiyorlardı[3].
Bu haberi duyan Mordekay üzüntüsünden kendini paraladı, giysilerini yırttı, bir çula sarınıp başından aşağı kül döktü, yüksek sesle ve acıyla feryat ederek kent merkezine doğru koşmaya başladı. Saray’ın kapınsa geldi ve orada durdu, hiç ayrılmadı.
Bu sırada Kral’ın fermanını duyan bütün Yahudiler yasa büründüler, ağlayıp feryat ettiler, oruç tuttular.
KRALİÇE ESTER DEVREYE GİRİYOR
Kraliçe Ester’in tüm bu olup bitenlerden haberi yoktu. Hizmetçileri gelip Mordekay’ın halini anlatınca çok üzüldü, çok sarsıldı ve bir hizmetkarını gönderip olayın ne olduğunu anlamaya çalıştı.
Mordekay tek tek olan biteni anlattı ve Ester’den gidip Kral’a yalvarmasını ve bu katliamı durdurmasını istedi. Tehlikenin farkına anca varan Ester gidip durumu Kral’a anlamaya karar verdi[4]…
PERS’DE OYUN BAŞLIYOR
Ester oyunuyla Haman ölmüştü ama Kral’ın fermanı hala fermandı ve engel olunmaz ise bütün Yahudiler kırılıp geçirilecekti.
Ester Kral’la görüştü; ağlayarak onun ayaklarına kapandı, bu fermanı kaldırması için yalvardı. Kral altın asasını Ester’e doğru uzatınca, Ester ayağa kalkıp Kral’ın önünde durdu ve dileğini açıkladı:
- Kral benden hoşnutsa ve uygun görüyorsa, benden hoşlanıyorsa ve dileğimi uygun buluyorsa, Agaklı Hammedata oğlu Haman’ın krallığın bütün illerinde yaşayan Yahudiler’in yok edilmesini buyurmak için yazdırdığı mektupları yazılı olarak geçersiz kılsın. Halkımın felakete uğradığını görmeye nasıl dayanırım? Soydaşlarımın öldürülmesine tanık olmaya nasıl dayanırım?”
- Ey Kraliçe, Bakın. Haman’ın malını mülkünü size verdim ve Yahudiler’i yok etmeyi tasarladığı için onu astırdım Ama kral adına yazılmış ve onun yüzüğüyle mühürlenmiş yazıyı kimse geçersiz kılamaz. Bunun için, uygun gördüğünüz biçimde kral adına Yahudi sorunu konusunda şimdi siz yazın ve kralın yüzüğüyle mühürleyin.
Bunun üzerine kralın yazmanları çağrıldı. Yeni bir ferman hazırlandı, mühürlendi ve tüm ülkeye gönderildi.
YAHUDİLER SİLAHLANIYOR
Kral bu yeni fermanında Yahudiler’e bütün kentlerde toplanma ve kendilerini koruma hakkını veriyordu. Ayrıca kendilerine, çocuklarına ve kadınlarına saldırabilecek silahlı güçlere karşı koymalarına, mallarını yağmalamaya ve hatta onları öldürmelerine izin ve yetki veriyordu.
Kralın buyruğu ve fermanı ulaştığı her ilde ve her kentte Yahudiler arasında sevinç ve mutluluğa yol açtı. Ferman Sus Kalesi’nde de okundu. Sus Kenti sevinç çığlıklarıyla yankılandı. Şölenler düzenlendi, bir bayram havası doğdu. Ülkedeki halklardan çok sayıda kişi de Yahudi oldu; çünkü Yahudi korkusu hepsini sarmıştı[5].
YAHUDİLER KATLİAM YAPIYOR
Yahudiler, kendilerini yok etmeyi tasarlayanlara saldırmak üzere bütün kentlerde bir araya geldiler. Kimse onlara karşı koyamadı. İl önderleri, satraplar, valiler ve kralın memurları, Mordekay’dan korktukları için Yahudiler’i desteklediler.
Yahudiler bütün düşmanlarını kılıçtan geçirdiler, öldürdüler, yok ettiler. Kendilerinden nefret edenlere dilediklerini yaptılar. Yahudi düşmanı Haman’ın on oğlunu öldürdüler ama yağmaya girişmediler. Sus Kalesi’nde öldürülenlerin sayısı aynı gün krala bildirildi, beş yüz kişi.
Krallığın illerinde yaşayan öbür Yahudiler’in yaptığı eylemlere öldürülen insan sayısı yetmiş beş bini aşmıştı.
///
PURİM BAYRAMI
Mordekay bu olayları kayda geçirdi. Ardından uzak, yakın bütün Yahudiler’e mektuplar gönderdi.
Her yıl Adar ayının on dördüncü ve on beşinci günlerini kutlamalarını buyurdu. Çünkü o günler, Yahudiler’in düşmanlarından kurtulduğu günlerdi. O ay kederlerinin sevince, yaslarının mutluluğa dönüştüğü aydı.
Mordekay o günlerde şölenler düzenleyip eğlenmelerini, birbirlerine yemek sunmalarını, yoksullara armağanlar vermelerini buyurdu.
Böylece Yahudiler, Mordekay’ın buyruğunu kabul ederek başlattıkları kutlamaları sürdürdüler.
İşte Kraliçe Ester’in hikayesi budur…
///
Pur sözcüğünden ötürü bu günlere Purim adı verildi.
Böylece Yahudiler, Mordekay’ın mektubunda yazılı olanlardan, görüp geçirdiklerinden ve başlarına gelenlerden ötürü bu iki günü, buyrulduğu biçimde ve günlerde, her yıl kutlamayı kabul ettiler.
Bu gelenek kendileri için, soylarından olanlar ve onlara katılan herkes için geçerli olacaktır. Böylece bu günler her ilde, her kentte ve her ailede kuşaktan kuşağa anımsanacak ve kutlanacaktır.
Purim günleri Yahudiler için son bulmayacak ve bu günlerin anısı kuşaklar boyu sürecektir. Purim’e ilişkin bu düzenlemeler Ester’in buyruğuyla onaylandı ve kayda geçirildi[6].
Günümüzde de, Purim kutlamaları aynı şekilde gerçekleşmektedir:
Bu olayların anlatıldığı ‘Megila Ester’in okunması; ziyafet; Yahudilerin birbirlerine yemek hediyeleri göndermesi; ihtiyaç sahibi kişilere parasal hediyelerin verilmesi gibi[7]…
Pers/İran Kraliçesi Yahudi Ester’in hikayesi budur ve hala anlatılır.
///
Bu hikayede dikkat çekici olan Ester’in Yahudi kimliğini başlangıçta gizleyişi ama kraliçe olduktan sonra bu kimliği öne çıkarıp Yahudi düşmanlarına karşı harekete geçmiş oluşudur.
Bu öykünün nesiller boyu Yahudilere anlatıldığı ve hala da anlatılmakta olduğu dikkate alındığında, yeni yetişen Yahudi nesillerinin bilinçaltında nasıl bir etki yarattığı üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

[1] Ester, Bölüm 1
[2] Ester, Bölüm 2.
[3] Ester, Bölüm 3.
[4] Ester, Bölüm 4.
[5] Ester, Bölüm 8.
[6] Tanah/ Ester, Bölüm 9.
[7] Sevinon: Türk Musevileri resmi sitesi.



