Üç Başkaldırı.. ‘Musul’u Nasıl Kaybettik’

Geldiğimiz bu noktada…
Bu isyanların(Koçgiri-Nasturi-Şeyh Said), Seyit Abdulkadir ve Bedirhanların İngilizlerle geliştirdiği ilişkilere bağlı olarak, Musul meselesinin Türkiye lehine çözülmesini engellemek amacıyla çıkarılmış olduğunu söylemek artık aklın yoludur. Bu tespitlerimiz Uğur Mumcu’nun araştırmalarıyla da destekleniyor:
‘Şeyh Sait, 1918 yılından beri, amacı İngiliz mandası altında bir Kürt devleti kurmak olan İstanbul Kürt Komitesi’[1]ne bağlı olarak çalışmaktadır. Şeyh Sait 1919 yılında Kürdistan Bağımsızlığı Türk Komitesi lideri Abdullah Djendel Bey tarafından İngilizlerin Kürt politikasında temel unsur olan Binbaşı Noel ile ilişkiye geçirildi…
Ayaklanma bölgesinde çok sayıda İngiliz ajanı saptandı. Binbaşı Thomson’un bölgede olması ihtimal dışı değil. Bedirhan Ailesi’nin temsilcileri kısa bir süre sonra İstanbul’dan Beyrut’a gelerek Fransız Yüksek Komiserliği’ne, Bağımsız Kürdistan Hareketi’ni desteklemesini önerdiler ancak bu öneri reddedildi. Bedirhanoğulları Ailesi’nden bir albay şu anda Halep’te kalıyor. Albay ve Şeyh Sait, İngiltere’nin Halep Konsolosu ile ilişki içinde.’[2]
Öte yandan…
Uğur Mumcu, Şeyh Said İsyanı’nın bir Kürt Nakşibendi (Halid-i Nakşi) ayaklanması olduğuna dikkat çekiyor:
‘Ayaklanma başladığında ‘Emir el Mücahidin el Seyit Muhammed Said-i Nakşibendî’ ünvanını kullanan Şeyh Sait, Sünni, Şafii mezhebine bağlıdır. Şafi mezhebi kurucusu Ebu Abdullah Muhammed Bin İdrisi, Hz. Muhammed’in soyundan, Kureyş ailesinden gelmektedir. Mezhep Kürtler arasında çok yaygındır. Yani Kürt ayaklanması, Şafii mezhebinin Nakşibendilerince hazırlanmıştır. Cumhuriyeti kuran ve halifeliği kaldıran Mustafa Kemal’e karşı Kürt-Nakşi ayaklanması başlıyordu.’[3]
Mumcu, aynı konuyu şu sözlerle sürdürüyor:
‘Bu ayaklanmayı Kürt Nakşibendiliğinin bu iki kolu çıkarmıştı.
Seyit Taha kolu, Seyit Abdulkadir eliyle, Kürdistan Teali Cemiyeti’ni yönetiyordu.
Şeyh Ali Sebdi kolu, Şeyh Sait eliyle Kürt İstiklal Cemiyeti’ni yönetiyordu. Şeyh Ali Sebdi, Şeyh Sait’in dedesiydi.[4]
Seyit Abdulkadir ile Şeyh Sait arasında işte bu tarikat bağı vardı.
Gelelim Musul’a…
16 Ocak 1925’te üçlü komisyon toplanmış ve “1928 yılında bitecek olan İngiliz manda yönetiminin 25 yıl daha uzatılması ve Kürtlere özerklik verilmesi” şeklindeki tavsiye kararını açıklamıştı. Bunun bir komisyon raporu olduğunu ve nihai kararın daha sonra verileceğini biliyoruz.
Şubat 1925’te Şeyh Said İsyanı işte böyle bir süreçte başlatılmış, 15 Nisan’da bastırılmıştı. Aynı dönemde Sason Ayaklanması da patlak vermişti. İsyanların yaşandığı bu süreçte, Milletler Cemiyeti Komisyonunun değerlendirmeleri sonucunda, 16 Aralık 1925’te Musul’un İngiltere mandasındaki Irak’a bırakılmasına karar verildi.
Böylece ne oldu?
Almanya’nın yanında savaşa katılan Osmanlı Devleti, topraklarının büyük bölümünü kaybetmekle kalmadı; üç kıtaya yayılan imparatorluğunun tarih sahnesinden çekilişine de tanıklık etti. Savaşın başlangıcında alınan yanlış stratejik karar, devletin toprak bütünlüğü ve siyasi varlığı bakımından ağır sonuçlar doğurdu.
Hepsi bu değildi.
Savaşın sonunda devreye giren İngiliz kartları, Osmanlı Devleti’nin ardından kurulan yeni Türk devletini de etkisi altına aldı. Türkiye, bir yanda iç isyanlarla boğuşurken öte yanda ulusal stratejik hedeflerinden vazgeçmeye zorlandı. Çağdaşlık, insanca yaşam, güvenli ve huzurlu bir ülke hedefinden yine de vazgeçmeyen Türkiye, ikinci büyük harp öncesinde bu kez Türk kartının da aynı stratejik denkleme eklenmesiyle, bir asır önce karşılaştığı sorunların yeni biçimleriyle yeniden karşı karşıya gelecekti.
Yani?
Başta söylediğimiz gibi, küresel ölçekte kurgulanmış bir denklemin merkezinde kalan insanın, sorunun tarihsel arka planındaki küresel aklı açığa çıkarabilmek için çabalaması doğaldır. Türkiye Musul’u kaybetti, kaybetmesine; ancak küresel akıl yön değiştirdiğinde meselenin burada sona ermeyeceği açıktı…
[1] Açıklama: Burada geçen Kürt komitesi, 1923’te Seyit Abdulkadir, Hasenanlı Halit, Hacı Musa, eski milletvekillerinden Yusuf Ziya ve ailelerinden müteşekkil olmak üzere kurulan gizli bir komitedir. Bu komitenin amacı, bağımsız bir Kürt devleti kurmaktır. Şeyh Sait ve ailesi de bu komitededir. Bakınız: Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları, cilt I, s. 136, Kaynak Yayınları, 2011.
[2] Mumcu, ‘Kürt İslam Ayaklanması’, s. 143.
[3] Mumcu, Kürt İslam Ayaklanması, s. 46.
[4] Age, s. 45.