Yazar

Rudaw Nereye Koşuyor.. ‘Hoybun/Xoybun’

Barzani yayın kuruluşu Rudaw şu sıralar Türkiye aleyhine provokasyon yapıyor.

Özellik Nevruz bayramının kutlandığı şu günlerde, bayrak adı altında Taşnak sembolleri açılıyor, yeni örgütlerin kuruluşları anons ediliyor, sosyal medyada paylaşılıyor, Suriye kuzeyinde Rudaw’ın ilan ettiği Özerk Yönetim ise başlı başına bir sorun teşkil ediyor.

Rudaw yazıyor.. 17 Aralık tarihinin bayrak günü ilan edildiğini yazıyor ve bu bayrak Türk Milleti ve Devletinin egemenlik sahasında elden ele dolaştırılıyor, toplumu provoke ediyor.

Barzani Rudaw’ın haberi şu:

HOYBUN’DAN AĞRI’YA, MAHABAD’A

“Kürdistan bayrağının kökeni Mahabad Cumhuriyeti’nden daha eskiye dayanır. Bu bayrağın temel formu, 1927-1930 yılları arasında Ağrı Kürt Cumhuriyeti (Xoybûn Cemiyeti) tarafından tasarlanmış ve kullanılmıştır. O dönemde Celadet Ali Bedirhan ve arkadaşlarının belirlediği sancak, küçük değişimlerle günümüzdeki halini almıştır”.

Haber işte böyle..

///

Bu haber üç ayrı mesaj içeriyor; biri Haybun/Hoybun, diğeri Ağrı ve Mahabad.

Haybun, (Hoybun, Xoybun) dediği Türk Milleti ve Devleti’ni düşman ilan etmiş bir Taşnak terör örgütü.

Bayrak dediği bu Taşnak örgütün sembolü.

Ağrı dediği, Taşnak terör örgütünün 1930 Ağrı ayaklanmaları.

Mahabad dediği de 1946’da İran’da Rusların kurup yıktığı bir yapı.

Şimdi anlatalım..

Şeyh Said ayaklanmasından kaçan ayrılıkçı siyasi Kürtçüler, İngilizlerin Revanduz Kaymakamı olarak atadığı Seyit Taha aracılığıyla Irak’taki Siyasi Komiser Yardımcısı ve İngiliz Gizli Servisi ajanı olan C.J.Edmods’la bağlantıya geçtiler.

Edmonds ile yapılan görüşmeden sonra, bir başka İngiliz ajanı Modfold(Motfoltre) eşliğinde Revanduz’a geldiler. İlk toplantı, Şubat 1927’de, Seyit Taha’nın Revanduz’daki evinde yapıldı.

Bu toplantıya şu isimler katıldı;

‘İngiliz Ajanı Yüzbaşı Modfold, Seyit Taha, kardeşi Seyit Musluhittin, Balik Aşireti Reisi Mahmet Ağa, Munkuri Aşireti Reisi Suvar Ağa namına katibi, Şeyh Said’in adamlarından Hınıslı Mehmet Emin(diğer ismi Broski)’.

Alınan karar şuydu;

‘İngilizler daima mazlum milletlerin hamisi olmuşlardır. Kürtlere de yardım edeceklerdir. İcabında kendilerine silah ve cephane verecekleri gibi, Nesturilere de Kürt elbisesi giydirerek yardım edeceklerdir. Fakat her şeyden evvel muvaffak olmak için de birleşerek bir cemiyet vucüda getirmek lazımdır; Şemdinan(Şemdinli) tarafına büyük taarruz ve Van işgal edildiği takdirde İngiliz yardımı her sahada kendini gösterecektir’.[1]

///

Mart 1927’de, yine Seyit Taha’nın evinde ikinci bir toplantı daha yapıldı.

Toplantıya bu kez İhsan Nuri ve Şeyh Sait’in oğlu Ali Rıza da katıldı.

Ve Seyit Taha’nın evi üçüncü ve son bir toplantı daha sahne oldu.

İngiliz Ajanı Yüzbaşı Modfold’un da hazır olduğu bu toplantıda, daha güçlü bir saldırı yapabilmesi için Haydaranlı ve Celali aşiretlerinin de işin içine çekilmesine karar verildi. İhsan Nuri aracılığıyla bu aşiretlerle gerekli irtibatı kurdular.

İhsan Nuri’ye masrafları karşılığı olarak, İngilizler tarafından  2.000 altın ödeme yapıldı.

Ancak..

Yapılan toplantılar, alınan kararlar ve saldırı teşebbüsleri bir sonuç vermeyince, İngilizler bu kez Ermenileri bu oyuna çekmeye karar verdiler.

Ermeni Taşnak örgütü bu teklifi olumlu karşıladı çünkü Ermeni davasını bu siyasi Kürtçülerin desteğinde kazanmak, onların da siyasetine uygun düşüyordu.

///

Ermeni-Kürt ittifak sahnesine temel atan bu toplantı Irak’ta yapıldı.

Katılan isimler şunlardı;

 ‘Ermenilerden Leon Paşa, Urfalı Emir Ziyan, Bağdat’ta Londra Oteli işletmecisi Sultanyan ve Muşlu Aris; Kürtlerden Şeyh Said’in oğlu Ali Rıza, Doktor Mehmet Şükrü(Sekban), firari subaylardan Hurşit, İhsan Nuri, Hınıslı Mehmet Emin(Broski), Liceli Fekmi Efendi, Süleymaniyeli Abdulkerim Şalul…’

Ermeniler bu yeni siyasi ittifakı Avrupa kamuoyuna duyurabilmek amacıyla, Paris’te bir kongre yapılması karara bağladılar. Cemiyet-i Akvam’a başvurulabilmesi için, Kürt aşiretleri namına birer temsilci gönderilmesini istediler.

Suriye’deki Kürt aşiretlerini temsilen seçilen şu isimler oldu;

‘Berazi aşiretinden Hüsnü, Irak Kürtleri namına Şerif Paşa ve diğerleri için de Doktor Şükrü Sekban’.

Ermeni temsilcileri ise şunlardı;

‘Rupen Paşa, Vahan Papazyan, Bogos Nubar Paşa, Erivan namına Ahadisyan ve Vaharonyan’.

Bu toplantıda; biri Kilikya(Adana ve çevresi)’da diğeri Erivan mıntıkasında olmak üzere iki Ermeni devleti ve bunlar arasında bir Kürt devleti kurulması kararı alındı.

Bu siyasi hedefler, 1920 Sevr işgali planı öncesinde İngilizlerin yaptığı Türk’e karşı ‘Ermeni-Nesturi-Kürt’ projesine tıpatıp uyuyordu.

///

Haybun/Hoybun/Xoybun kuluş toplantısına katılanlar özellikle kurulacak yeni örgütün adının bir yanda Kürtler arasında bir sempati oluşturacak ve bu şekilde örgütün içinde yer alacak Ermeni varlığını gizleyebilecek, öte yanda Ermenilere de sıcak gelebilecek bir isim olması üzerinde duruyordu.

Sonunda, ‘Hoybun’ adı üzerinde karar kılındı.

Hoybun, Ermenice üzerinden bakıldığında, ‘Hay’ Ermeni, ‘Huyn’ Rum, ‘Bun’ köken. Hoybun deyince anlaşılan Ermeni-Rum örgütü. Kürtçe’de ise Hoybun yok, yerine Xoybun var, özgürlük anlamına geliyor.

Taşnak-Hoybun adlı eserinde editör Selim İleri bu Hoybun kavramına şöyle açıklık getiriyor:

‘Hoybun; Kürtçe ‘istiklal’, Ermenice ‘Ermeni yurdu’ anlamını taşıyordu.

Geniş anlamda Hoybun; Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nde adı Kürdistan olan ayrı bir devlet kurmak emeliyle bir araya gelmiş olan ayrılıkçı Kürtlerin, Doğu Anadolu’yu da kapsayan büyük Ermenistan emelindeki Ermenilerle birlikte oluşturduğu ittifakın kod adıydı.

Hoybun;temeli ve çatısı Ermeni, siyasi fikri İngiliz ve piyonu Kürt olan bir gizli örgüt olarak tarihe yazılmıştı’[2]…

///

Uğur Mumcu, Hoybun’un kuruluş toplantısına dört siyasi Kürtçü cemiyetin temsilcilerinin katıldığını söylüyor, bunlar; Kürt Teali Cemiyeti, Kürt Teşkilatı İçtimaiye, Kürt Millet Fırkası ve Kürt Ulusal Birliği.

Burada geçen Kürt Ulusal Birliği, Süreyya Bedirhan tarafından Mısır’da kurulan Kürt İstiklal Komitesi’dir.

Bu komite Ocak 1919 tarihi itibariyle faaliyete geçmiş, Kahire’de ‘Kürdistan ou Armenie’(Kürdistan ya da Ermenistan)’ adında bir broşür yayınlıyordu.

Bu komitenin programının dokuzuncu maddesi şuydu;

 ‘İstiklale kavuştuktan sonra, hayatı şaibedar olmamış Kürt hanedanından bir zat, Kürdistan’a hükümdar tayin edilebilecektir’. Bu zat, hiç şüphe yok ki Süreyya Bedirhan’ın ta kendisiydi. Ocak 1919’da, Komite bir Kürt devletinin kurulması için İngilizlere başvurmuştu.[3]

Yukarıda geçen bu dört siyasi örgüt, Hoybun’a katılarak kendilerini feshettiler.

///

Haybun/Hoybun/Xoybun örgütün kuruluş kongresini yapıldıktan sonra, açıklanan bildirinin ilk maddesi şudur;

 “Birinci Kürt Kurultayı, barbar Türk rejiminin despotluğu altında ezilen Kürtlerin bulundukları tahaammül edilmez durumlarını, geniş çapta uygulanan katliamları ve de Kürt ulusunun özgür ve bağımsız yaşama özlemini gözönüne alarak, Türkiye Kürdistanı’nı bağımsız bir devlet haline getirmek amacıyla kurtarmaya karar vermiştir.”

Bu bildirin son maddesi, Haybun/Hoybun/Xoybun ittifakının çerçevesini görmek açısından dikkat çekici yazılır;

“Kurultay herekese duyurur ki, Ermenistan ve Kürdistan’da asırlardan beridir Ermeniler ve Kürtler yaşamaktadır. Onlar kendi bağımsızlıkları uğrunda çalışırken, ülkelerinin herhangi bir yabancı hakimiyetine bağlı olmasını reddederler. Çünkü bu iki ülke yalnız ve yalnız Ermeni ve Kürt uluslarına aittir[4].

Ve..

5 Ekim 1927’de, Lübnan’ın Bihamdun kentinde Hoybun Örgütü kuruldu.

Merkez komitesine şu isimler seçildi;

‘Ermeniler adına Taşnak  Sutyun Partisi tam yetkilisi Papaz Vahan Papazyan;

Ayrılıkçı Kürt cephesi adına ise Palu’dan Şeyh Ali Rıza, Dr. Şükrü Sekban, Barazi aşireti reisi Mustafa Şahin ve Bozan, Heverka aşireti lideri Haco Ağa, Raman aşireti lideri Emin Ağa, Süleymaniye’den Kerim Rüstem, Van’dan Memduh Selim ve Celadet Ali Bedirhan’dır.’

Burada ismi geçen Vahan Papazyan; 1892 yılında yılında, Tiflis’te kurulan Ermeni Taşnak Örgütü’nün merkez komite üyesi ve kendisi aslen Van yöresi Ermenilerindendir.

Hoybun’un imza altına alınmış ittifak belgesi var.

İlk kez, 1931 yılında, İleri Yayınlarından okurlara sunulan “Taşnak-Hoybun” adlı  kitapta bu ittifak senedi tam metin şekliyle yer almıştır.

İkinci olarak, Tarih Düşünce Dergisi’nin 1998 yılı 59’ncu sayısında yayımlandı. İşte Haybun/Xoybun/Hoybun İtifak Senedi :

“ İmzalayan taraflar olarak sayın Vahan Papazyan, Taşnaksutyun (Daschnatzoutioun) Partisi’nin tam yetkili delegesi olarak bir yandan ve,

Tümü Kürt cephesinin merkezi komitesi üyeleri olan Palu’dan Şeyh Ali Rıza Efendi, Dr. Şükrü Sekban Bey, Barazi aşiretinin lideri Mustafa Şahin Bey, Heverka aşireti lideri Haco Ağa, Raman aşireti lideri Emin Ağa, Süleymaniye’den Kerim Rüstem Bey,

Van’dan Memduh Bey ve Celadet Ali Bedirhan Bey diğer yandan, iki halkın birbirine karşı duyduğu çok sağlam kardeşlik duygularını gözönüne alır.

Ari ırktan gelen bu iki halkın varlığını garanti altına almak için büyük bir işbirliğinin gerekliliğine inanır. Her iki halka canlılık veren politik bağımsızlık ve ulusal istemler arasında bulunan ortak noktayı gözönüne alır.

Ve aşağıdaki maddeleri kapsayan politik ve askeri işbirliği antlaşmasını imzaladıklarını beyan ederler:

‘BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN BİRLEŞİK ERMENİSTAN’

Her iki taraf bağımsız bir Kürdistan’ın ve birleşik bir Ermenistan’ın kurulma hakkını karşılıklı olarak tanıyarak, bu hakkın savunması için mümkün olan her türlü imkȃnı kullanarak birbirlerinin yardımına koşmayı kabul etmektedir.

ORTAK DÜŞMAN TÜRK

Her iki taraf hangi toprakların Ermenistan’a hangilerinin Kürdistan’a ait olduğuna bakmaksızın ve sadece iki ülkenin kurtuluşunu amaç edinmiş olarak ortak düşmana karşı savaşmaya devam edeceklerdir.

İki ulus arasındaki sınırlar aşağıdaki prensiplere göre belirlenecektir;

A. Yerli Kürt ve Ermeni nüfusunun savaştan(1914) önceki sayısı bu belirlemede esas alınacaktır.

B. Sevr Antlaşması tarafından kabul edilen etnik ve hukuksal prensiplerini kabul etmekle birlikte, bu antlaşmanın Van, Bitlis ve Erzurum vilayetlerini Ermenistan’a bırakan 89. maddesini saydığını, ama bununla birlikte iki taraf da söz konusu vilayetler üzerinde karşılıklı hak taleplerine saygı göstereceklerini taahhüt ederler.

C. Sınırların belirlenmesinde iki taraf ta her iki ülkenin tabii savunma, ekonomik ve politik çıkarlarını da ayrıca hesaba katmak zorunda olacaklardır.

ORTAK DÜŞMAN TURANİ-TÜRK’E KARŞI SALDIRI SAVUNMA PAKTI

Mevcut antlaşma imza sahibi taraflar arasında, ortak düşman Turani-Türk öğesine karşı savunma ve saldırı işbirliği paktı olduğundan, taraflardan hangisi söz konusu düşmanın saldırısına uğrarsa diğer taraf saldırıyı püskürtmek için tek başına veya saldıya uğramış tarafla birlikte hareket edeceğini kabul etmektedir.

TÜRK’E KARŞI ORTAK SAVAŞ

Her iki taraf kendi ülkelerini yabancı öğeleri kullanarak insanlarından boşaltmayı hedef alacak Türk hükümetinin her türlü girişimine ortak bir şekilde savaşacaklardır.

MAKSAT ERMENİ KÜRT İTTİFAKINI SAĞLAMAK

Taraflar Ermeni-Kürt işbirliği düşüncesini yaymak ve her iki ülkede bu düşünceyi köklü bir hale getirmek için yazılı veya sözlü etkin bir propaganda yürüteceklerine söz vermektedirler.

ERMENİLERDEN TAM DESTEK

Taşnaksutyun Partisi, sahip olduğu organları aracılığı ile Avrupa ve Amerika kamuoyu ve politik çevrelerinde Kürt sorununun lehinde propaganda yapmaya ve aynı zamanda her türlü Türk-Turani provokasyon ve propagandasına karşı mücadele edeceğine söz vermektedir.

ERMENİLERDEN MADDİ VE MANEVİ YARDIM

Taşnaksutyun Partisi, Kürt Ulusal Cephesi Hoybun’u geçici olarak sübvanse edeceğini ve cepheyi örgütlenme işleri dahil her türlü konuda uzman olduğu teknik alanda ve manevi olarak yardımda bulunacağına söz vermektedir.

ERMENİLERDEN KÜRT SORUNUNA DESTEK

TaşnaksutyunPartisi, Kürt Ulusal Cephesi Hoybun’a Avrupa ülkeleri, Amerika ve Kürt sorunu ile direkt ilgisi olan diğer tüm ülke ve halkların Kürt davasına  desteklerini sağlamak için yardım edecektir.

ORTAK YÖNETİM

Her iki taraf arasında ilişkiyi düzenli kılmak, gerekli görüldüğü takdirde Hoybun’un merkez komitesinin alacağı kararlara katılmak, diğer tüm işlerde komiteye yardımcı olamk, ve sıkı işbirliğini sağlamak amacıyla Taşnaksutyun Partisi’nin bir temsilcisi Kürt Ulusal Cephesi Hoybun’un merkez komitesi üyeleri arasında sürekli bulunacaktır.

TAŞNAK HOYBUN’DAN TÜRKİYE’YE SAVAŞ

Taşnaksutyun Partisi ve Kürt ulusal Cephesi Hoybun Ermenistan ve Kürdistan’ın kendilerine ait toprakları üzerinde bağımsızlıklarının tanınmaması nedeniyle kendilerinin Türkiye ile savaş içinde olduklarını kabul ederler. Dolayısıyla anlaşan taraflar olarak ikisi arasında ön bir anlaşma sağlanmadan taraflardan hiçbirinin ne Türk hükümeti, ne de başka bir hükümetle  ilişkiye girmeyecekleri konusunda birbirilerine karşı sorumludurlar.

TAŞNAK ASKERİ GÜCÜNDEN KÜRTLERE SİLAH MÜHÜMMAT DESTEĞİ

İki tarafın hazırladığı rapor gereğince Taşnaksutyun Partisi askeri gücünü eylem(operasyon) halindeki Kürt güçlerine katacak ve söz konusu eylemler için gerekli olan silah ve mühimmatı sağlamaya çalışacaktır. Taşnaksutyun Partisi, Kürt Genelkurmayı ve Hoybun merkez komitesi nezdinde ve teknisyenlerin eşliğinde bir askeri ataşeyi tayin edecektir. Bu ataşe teknisyenler alınacak kararlara ve gerçekleştirilecek eylemlere gerçek bir işbirliği ve dostluk çerçevesinde katılacaklardır.

TÜRK’E KARŞI ORTAK KOMİSYON

Genel politik alanda alınacak kararlar her iki tarafın tayin edeceği delegelerinden oluşacak bir komisyon tarafından uygulanacaklar ve ihtiyaç duyulduğu takdirde kararların uygulanması taraflardan herhangi birinin belirleyeceği bir ya da birden çok delegenin inisiyatifine de bırakılabilecektir.

KÜRT PROPAGANDASINA TAŞNAK DESTEĞİ

Taşnaksutyun Partisi  Kürt teknisyen, propagandacı ve organizatörlerin eğitimi için hazırlanacak derslere maddi ve manevi desteği vermeyi kabul etmektedir.

ERMENİ-KÜRT KONFEDERASYONU

Her iki taraf bu antlaşmanın esaslarına uygun olarak, bir yıllık süre içinde transit geçişler, gümrük kapıları ve işlemleri, azınlık hakları, ahali(göçmen) mübadelesi ve bu antlaşmanın içinde yer almayan diğer tüm konulara ilişkin yeni anlaşmalar gerçekleştirmeye kendilerini yükümlü kılmaktadır. Muhtemel bir Ermeni-Kürt konfederasyonu kurmaya ilişkin sorun da taraflarca göz önüne alınacaktır.

TOPRAK PAYINA GÖRE KATILIM

Taraflar kendilerine verilecek toprak miktarına göre paylarına düşecek kamu borç miktarını ödemeyi kabul edeceklerini taahhüt etmektedirler. Aynı şekilde taraflar yabancıların madenler ve demiryolu üzerindeki daha önce kabul edilmiş imtiyazlarını tanıyacaklarını kabul etmektedirler.

Gerek mevcut antlaşmanın dışında kalan sorunlarla ilgili, gerek yorum farklılıklarından kaynaklanacak her türlü anlaşmazlık halinde ilgili taraflarca belirlenecek bir uzlaşmacının kararına başvurulacaktır.

GİZLİ ASKERİ VE SİYASİ İTTİFAK

Bu askeri ve siyasi antlaşma gizli tutulacaktır. Taraflardan birinin anlaşmayı kısmen veya tamamıyla üçüncü bir tarafa bildirme gereğine inandığı takdirde antlaşmanın ikinci tarafının izninin önceden alınması zorunlu olacaktır. Kendi özgürlük ve bağımsızlığı için sürdürdükleri ortak savaş sona erinceye kadar mevcut anlaşma her iki ülke arasındaki tüm ilişkileri düzenleyecektir. Bu anlaşmada yapılacak her türlü ekleme ve değiştirmenin her iki tarafın onayı ile olması zorunludur.

Bu askeri ve siyasi antlaşma iki taraf arasında imzalandığı günden itibaren yürürlüğe girecektir.

Bu antlaşma Fransızca yazılmış olup iki nüshadan oluşmaktadır”[5].

İmzalayanlar :

Ermeni Devrimci Partisi: Taşnaksutyun                                                                   

V. Papazyan                                                         

Kürt Ulusal Cephesi: Hoybun

Palulu Ali Rıza Efendi, Berazan Mustafa Şahin, Haco Ağa, Raman’dan Mehmet Emin, Süleymaniyeli Kerim Rüstem, Vanlı Memduh Selim, Celadet Bedirhan, Dr. Şükrü Sekban.

                                                                                                                                              

///

Rohat Alakom, yazdığı yazılarla Haybun/Hoybun/Xoybun’u çok iyi bilen biri olarak ortaya çıkıyor.

“Xoybun ve Ağrı Ayaklanması” kitabının yazarı olan Rohat Alakom’un kolayca ulaştığı belgelere göre Hoybun’un ilk kuruluş toplantısı, sıkı gizlilik esasları temelinde Lübnan’ın Bhamdun şehrinde yapılmıştır.

‘Bu toplantı, kendi sayfasına “Kürt Ulusal Kurultayı” olarak yazılıdır. Toplantı yeri; Ermeni Vahan Papazyan’ın evidir. Vahan Papazyan; 1892 yılında yılında, Tiflis’te kurulan Ermeni Taşnak Örgütü’nün merkez komite üyesi ve kendisi aslen Van yöresi Ermenilerindendir’.

Alakom, toplantı tarihinin 5 Ekim olduğunu söylüyor.

Buna göre; Hoybun ittifakına  ilk başkanlık eden kişi, Bedirhanzade Celadet’tir.

Hoybun’un ilk kuruluş toplantısına ve ilk başkanına çeken Rohat Alakom, şu tezi ileri sürüyor;  

‘1927 yılında, yani Hoybun’un kuruluşundan birkaç ay sonra Hoybun Cemiyeti ve Taşnak Cemiyeti arasında imzalanan bir antlaşma metninin altındaki imzalardır.

Bu antlaşmayı Taşnak Cemiyeti adına Vahan Papazyan, Hoybun Cemiyeti adına Merkez komitesinden şu kişiler imzalamıştır; “Mehmed Şükrü Sekban, Celadet Bedirhan, Memduh Selim, Haco Ağa, Ali Rıza, Mustafa Şahin, Süleymaniyeli Kerim”.

Görüldüğü gibi, bu sekiz kişinin adları Ahmed Abdurrahman Ağa’nın anılarında yer alan adlarla örtüşür. Böyle olunca da, Hoybun’un ilk başkanı Vahan Papazyan değil, Celadet Bedirhan’dır.[6]

///

Hoybun örgütünün merkezi Şam’da idi.

Türkiye’ye karşı eylemlerini buradan yönetiyordu, arkasında Fransa vardı.

Kürt Teali Cemiyeti, Türk- Kürt Hilafet Cemiyeti’ne dönüştürülmüş, İngiliz yönetimindeki Irak’ta faaliyet gösteriyordu. Merkezi Revanduz’daydı.

Örgütün başkanı Seyit Abdulkadir’in oğlu Şeyh Abdullah’tı. Arkasında İngilizler vardı[7]…

Peki, Taşnak Hoybun’un kurucularından Celadet Ali Bedirhan kimdi?

Uğur Mumcu, Celadet’in sırlarını açıklıyor;

‘(İngiliz istihbaratçısı) Noel, Bedirhanoğullarının Çarlık Rusya’sı ile de işbirliği yaptıklarını, ailenin en önemli adamının da Emin Ali Bedirhan olduğunu yazıyor. Bu sırada Fransız istihbaratı da boş durmayacak ve 1920 başlarında Bağdat’taki Yüksek Komiserlikleri’ne Bedirhanoğullları’yla ilgili olarak şu bilgiyi ulaştıracaktı:

Botan aşiretinden Bedirhan Ailesi(Zaho-Van arası), İngiliz ajanlarıyla anlaşmış ve İngiliz mandasını kabul etmiştir.’[8]

Hoybun ile Ermeniler arasındaki ilişkilerin boyutunu, Süreyya Bedirhan şöyle tanımlıyor;

‘Kuruluşundan sonra Hoybun’un ilk görevi Ermenilerle yeniden uzlaşma sağlamak ve mümkünse işbirliği yapmaktı( Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti Tüzüğü 15’nci maddeyi hatırlatıyor). Ben de Ermeni-Kürt ilişkilerinin pişmanlık ve şükran duygularının karışımıyla yazıyorum…

1927 Ekim’inde Kürtlerin savunucusu Hoybun ile Ermeni halkının temsilcileri Türkleri ortak düşman kabul ettiler ve dayanıklı ilgilerinin ortaklığı onları genel bir barışmaya götürdü. Kendi ırkım adına onların meşru ulusçul istekleri Bağımsız ve Birleşik Ermenistan’a saygı duyuyorum.’[9]

///

Haybun/Xoybun/Hoybun, Temmuz 1929’da, iki toplantı daha yaptı.

Bu kez yer, Halep’ti…

Başta Celadet Ali Bedirhan, Memduh Selim, Cemilpaşazade Mehmet, Cemilpaşazade Kadri, Yado, Vahan Papazyan, Hırşak Papazyan ve Karabet olmak üzere 45 kişi katıldılar.

Oybirliği ile şu kararlar alındı;

”Suriye’deki yerli ve Türkiye’den ‘firari Kürtlerden’ azami istifade edilmesi; Türkiye’ye karşı yapılacak herhangi bir hareketin tam ve mükemmel olarak ikmaline.”

Burada tırnak içinde yazılan ‘firari Kürtler’ şunlardır;

‘Firari Kürtler; Türk Kurtuluş Savaşı’nda işgalci düşmanla işbirliği yapmış, ülkesine ihanet etmiş, can yakmış, can almış ve sonra düşmana sığınıp Türkiye dışına kaçmış olan kişilerdir. İlk firari Kürtçüler arasında Cizreli Bedirhan ailesinden Kamuran, Celadet ve Halil Rami; Diyarbakırlı Cemilpaşazade Ekrem ve Mevlanazade  Rıfat Bey de bulunmaktadır.’[10]

Bu kararlara uygun olarak, Hoybun’un asıl eylemi, 1930 Ağrı isyanı oldu.

Bu isyanı Haybun’un tertiplediği konusunda şüphe yoktur, bu konuda yapılan araştırmaların tamamı bu ortak sonuca ulaşıyor;

‘1927-1930 yılları arasında Ağrı Dağı ve çevresinde meydana gelen Ağrı ayaklanması, Hoybun örgütünün denetiminde ve öncülüğünde gerçekleşmiştir’[11].

Bu tespit, Süreyya Bedirhan’nın itirafları arasında da yer alıyor.

17 Kasım 1994’te, Per Linde adıyla ‘Kürt Davası ve Hoybun’ kitabına not düşen bir yazar, bu itirafı şöyle doğruluyor;

‘1924-1925’te  Kürdistan’da Piranlı lider Şeyh Sait önderliğinde bir ayaklanma patlak verdi. 2’nci Ayaklanma ise 1928-1932’de, Kuzey Kürdistan’da yer alan Ağrı’da Hoybun tarafından organize edildi. Prens Süreyya’nın yönetimsel bir pozisyonunun olduğu Hoybun, bağımsız bir Kürt Devleti ilan etti ve bir Kürt Hükümeti kurdu.’[12] 

Uğur Mumcu ise bu ayaklanmaların arkasında İngilizleri işaret ediyor:

İşte:

Üçüncü Ağrı isyanı olarak cumhuriyet tarihine geçen, bu kalkışmayı, “olağanüstü askeri komiseri” sıfatıyla Hoybun üyesi İhsan Nuri yönetmiştir.

Ayaklanma sırasında, İngiltere’nin Tebriz’deki Başkonsolosu Stonhope Palmer’den Londra’ya, Dışişleri Bakanlığı’nda görevli Sir Clive’ye gönderilen 11 Ağustos 1930 gün ve 145 sayılı gizli raporda, İngiliz casusu albay Lawrence’nin Kürtlere yardım ettiği bildirilmiştir.

29 Haziran 1930 günü, Tahran’daki askeri ataşe R. Dodd, Ermeni Ruben Paşa’nın, İngiliz Büyükelçiliği’ne başvurarak Kürtler için silah istediğini rapor etmektedir. İsyana karşı askeri harekat 7 Eylül 1930’da başlatılır ve bir hafta sürer.

Harekatı General Salih Omurtak yönetir. Üç yıl süren Ağrı ayaklaması 14 Eylül 1930 günü bastırılır. 8 Ekim’de Pülümür harekatı başlatılır, bu da 14 Kasım günü tamamlanır. Harekat sonunda ayaklanma liderlerinin bir kısmı öldürülür. İhsan Nuri ve Ermeni Baron Vahan İran’a kaçmayı başarır[13].

Prof. Dr. Abdulhaluk Çay’ın tespitlerine göre, isyancılar arasında Ermeni ve Nasturi çeteleri de vardır. Asilere silah desteği Rusya ve İngiltere tarafından sağlanmıştı. İran ise asi grupları kendi topraklarında barındırıyor ve onlara güvenli bir üs imkanı veriyordu. Türkiye ile sınır ihtilafı bulunan İran, böylece isyancılara destekliyordu. İngiliz casusu Albay Lawrens, genel bir Kürt ayaklanmasını planlamak için bölgedeydi[14].

///

Haybun/Xoybun/Hoybun örgütüne Barzanileri de çeken  ilk farklı tez, Tarihçi yazar Ahmet Uçar tarafından dile getirilir.

Tarihçi Uçar, Haybun/Xoybun/Hoybun-Barzani bağı için şöyle diyor;

 ‘Kürt ayrılıkçıların Ermeni ayrılıkçılarla birlikte 1927’de kurduğu ‘Haybun’[15] örgütü, özellikle silahlı isyanlar çıkararak bağımsızlık propagandası yapmaya çalışıyordu.

Haybun ve Ermeni Taşnak örgütü tek amaçta birleşmişti; Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu Türkiye’den ayırmak ve sonra da bölüşmek. Haço’nun Çaldıran, Cemilpaşaoğullarının Midyat ve Mazıdağı, Resul’ün Eruh isyanları ve Şeyh Barzani’nin Oramar baskını bu isyanlar arasında yer alıyordu.

Haybun’un örgütlediği en önemli isyan 1930 Ağrı isyanı idi. İsyancıların elebaşılarından Kör Hüseyin Paşa, Türk güvenlik güçleri karşısında zor durumda kalınca, oğlunu Barzan’a göndererek Ahmed Barzani’den yardım istemiş, o da Molla Mustafa Barzani yönetiminde 500 kişiyi Oramar bölgesine göndererek, Türk ordusunun gücünü bölebilmek için yeni bir cephe açmıştı.’[16]

///

Asala-pkk ilişkisi..

1970’li yıllarda ortaya çıkan Ermeni ASALA terör örgütüne de, 1980’lerde onun yerini alan PKK terör örgütüne de yakından bakılırsa, her ikisinin de arkasında Taşnak-Hoybun örgütü karşımıza çıkacaktır.

4 Ocak 2011’de, tüm gazetelerde yer alan haber şöyle,  ‘Vikiliks’ten anlatıyor;

“…İngiliz kriptolarında Türk diplomatlarını katleden Ermeni terör örgütü ASALA ile PKK’nın, Türkiye ve Türk hedeflere karşı saldırılarda ittifak yaptıkları belgeleniyor. İngiltere’nin Beyrut Büyükleçiliği’nden Londra’ya gönderilen belgede, ASALA ile PKK arasındaki işbirliği gözler önüne seriliyor.

İki terör örgütü arasındaki ittfakı belgeleyen kriptoda şu ifadelere yer veriliyor: 12 adam ve 2 kadın, hepsi de başına siyah kukuleta takmış bir halde, 8 Nisan’da, Sayda’da bir basın toplantısı düzenlediler.

İki ayrı grup adına konuştular; Ermeni Gizli Kurtuluş Ordusu (ASALA) ve Kürdistan İşçi Partisi (PKK). Türk devletine karşı ortak bir yapılanma ve ittifak oluşturduklarını duyurdular.

Her iki grubun lideri de kimliklerini açıklamayı reddetti ama Ermenilerin lideri kod adının Agop olduğunu söyledi. Agop, savaşçılarının hâlihazırda Türkiye içinde faal durumda olduklarını ve ocak ayında İstanbul havaalanında iki patlama gerçekleştirdiklerini ileri sürdü… (CNNTÜRK.)”

Yani?

Tarih tekerrür ediyor, yıllar değişiyor, isimler değişiyor, yerler değişiyor ama amaçlar hiç değişmiyor…

KÜRT GERÇEĞİNDE BİLMEDİKLERİMİZ’

[1] Taşnak-Hoybun, editör Yavuz Selim, s. 20, İleri Yayınları, 2005.

[2] Age, s. 23.

[3] Malmisanıj, ‘Cizira Botanlı Bedirhaniler’, s. 125, Avesta Yayınları, 2009.

[4] Rohat Alakom, s. 29.

[5] Toplumsal Tarih Dergisi, Yıl: Kasım 1998, Sayı: 59, Yazar: Rohat Alakom, s. 58-61, Başlık: Hoybun Cemiyeti Üzerine Notlar; Taşnak-Hoybun, Editör Yavuz Selim, s. 81-84. İleri Yayınları, 2005.

[6] Toplumsal Tarih Dergisi, Yıl: Kasım 1998, Sayı: 59, Yazar: Rohat Alakom, s. 58-61, Başlık: Hoybun Cemiyeti Üzerine Notlar.

[7] Bilal Şimşir, ‘Kürtçülük’ cilt II, s. 147.

[8] Uğur Mumcu, Kürt İslam ayaklanması, s. 9.

[9] Süreyya Bedirhan, ‘Kürt Davası ve Hoybun’, s. 56, Çev: Dilara Zirek, Med Yayınları, 1994.

[10] Dr. Bilal N. Şimşir, ‘Kürtçülük’ cilt II, s. 67 Bilgi Yayınevi, 2009.

[11] Toplumsal Tarih Dergisi, Yıl: Kasım 1998, Sayı: 59, Yazar: Rohat Alakom, s. 65, Başlık: Hoybun Cemiyeti Üzerine Notlar.

[12] Prens Süreyya Bedirhan, ‘Kürt Davası ve Hoybun’, s. 12, Çev: Dilara Zirek, Med Yayınları, 1994.

[13] Uğur Mumcu, Kürt Dosyası, s. 25., UM;AG Yayınları, 2012.

[14] Prof. Dr. ABDULHALUK Çay, ‘Her Yönüyle Kürt Dosyası’, s. 415, Boğaziçi İlmi Araştırmalar Serisi No. 15, Boğaziçi Yayınları, 1993.

[15] Haybun; Tarihçi Uçar, Hoybun’u ‘Haybun’ olarak ifade doğru şekilde telaffuz etmiş.

[16] Ahmet Uçar, ‘Hahamların Torunları Barzaniler’, s. 22, Tarih ve Düşünce Dergisi, Sayı: 34, Aralık 2002.

Erdal SARIZEYBEK

Emekli Albay, araştırmacı yazar. Terör ve siyaset üzerine yayımlanmış 16 eseri bulunmaktadır.
Başa dön tuşu